YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6102
KARAR NO : 2023/793
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.09.2014 tarihli ve 2013/1914 Soruşturma, 2014/1562 Esas, 2014/753 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2015 tarihli ve 2014/292 Esas, 2015/158 sayılı Kararı ile sanığın atılı suçtan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri Cumhuriyet savcısının talimatı ve görevinin gereklerini yerine getirmek üzere katılanların evine gittiğini, hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın olay tarihinde … İlçe Jandarma Komutanlığında görevli astsubay olduğu, olay tarihinde … Cumhuriyet Başsavcılığında soruşturması devam eden ve kısıtlama (gizlilik) kararı bulunan 2012/5009 sayılı soruşturma dosyasında adli kolluk görevlisi olarak görev yaptığı, sanığın, söz konusu soruşturma dosyasında şüpheli olan …’ın evine 08.04.2013 tarihinde saat 19.30-20.00 sıralarında bilgisayar şifresi alma bahanesi ile tek başına gittiği, eve girerek evde bulunan katılanlar … ve …’a yönelik devam eden 2012/5009 sayılı soruşturma dosyasında iddia konusu olayları kastederek ”senin eşin çok becerikliymiş, senin eşin müebbet yer 5 tane bayan bir de Karaduman lakaplı …’a tecavüz etmiş onun yüzünden …’a iki kere parmak attık, kocalarınız sizi boynuzladı, boynuzlarınızı törpüleyin, eşleriniz sizi bir çok kadınla aldatmış, … müebbet yer, … en az 18 yıl yer, ben bu adamlara hiç anlam veremiyorum, sizin gibi güzel eşleri ve kızları var bu adamlar nasıl böyle yapıyorlar, ben devlet adamıyım, savcı babam ben oğluyum, size kimse inanmaz” şeklinde sözler söylediği, bu durumun katılanlar Keziban ve …’ın baştan beri değişmeyen ve birbirini doğrular nitelikteki ayrıntılı sözlü beyanları ve ayrıntılı şikayet dilekçelerinin içeriği ile bu beyanları doğrulayan tanıklar … ve …’ın yeminli beyanları ile sabit olduğu ayrıca katılan …’ın “sanık evdeyken … isimli bir kişiyle görüştü” şeklindeki iddiasının da TİB kaydı ile doğrulanması hususları nazara alındığında, sanığın savunmasının kendisini cezadan kurtarmaya yönelik inkar niteliğinde olduğu gerekçesiyle icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanığın yargılama konusu eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz “kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış” dosyalar açısından Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin “basit yargılama usulü” bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, 4483 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinin son fıkrası ile 5271 sayılı Kanun’un 161 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca soruşturma veya kovuşturma iznine tabi olmayan ve aynı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren temyize konu görevi kötüye kullanma suçunda 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddeleri gereğince “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2015 tarihli ve 2014/292 Esas, 2015/158 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ıncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.