Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/6541 E. 2009/9067 K. 28.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6541
KARAR NO : 2009/9067
KARAR TARİHİ : 28.12.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sırasında 60, 61, 68 ve 69 parsel sayılı 34250, 43500, 3900 ve 31250 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, 14.05.1970 tarihinde … ve müşterekleri adına tespit edilmiş, Kadastro Komisyonunca itirazı reddedilen davacı Hazinenin tespit malikleri aleyhine açtığı tespite itiraz davası sonunda kadastro mahkemesi ilamlarıyla nizalı taşınmazların kabul nedeniyle Hazine adına tesciline karar verilip kararın kesinleşmesiyle Hazine adına tescil edilmiştir. Davacılar tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve tapu dışı taksime dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece hak düşürücü süre geçtiğinden davanın reddine ilişkin verilen karar dairemizce “dava 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığından işin esasına girilmesi gerektiğinden” bahisle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, dava konusu 136/1, 144/1, 145/1, 146/1, 147/1, 148/1 ve 149/1 sayılı parsellerdeki Maliye Hazinesi adına olan tapu kaydının iptali ile 1/2 payının Hammadi (…) oğlu … mirasçıları adlarına, 1/2 payının … (…) oğlu … mirasçıları adlarına miras payları oranında tesciline, dava konusu diğer parsellerin toplulaştırma neticesi el değiştirmiş olduğundan davacıların tazminat davası açmakta muhtariyetine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazların davacıların murisleri adlarına kayıtlı Mart 1301 tarihli nısıf paylı tapu kayıtları kapsamında kaldığı ve bu tapu kayıtlarının davalı Hazinenin mahlulat kaydına göre daha sağlam temele dayandığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama yetersiz, değerlendirme de dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazların tespiti davacıların da dayandığı tapu kayıtlarının diğer nısıf pay tapu kaydı maliki …’dan intikal eden tapu kaydı malikleri ve aynı zamanda 1936 tarih 39 ve 43 tahrir numaralı vergi kayıtları maliki … oğlu …’dan satışlar sonucu malik olan … mirasçıları … ve paydaşları adlarına, diğer nısıf pay tapu kayıtları malikleri ile tespit tarihinden 50-60 yıl önce yapılan takas ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle yapılmış, itirazı kadastro komisyonunda reddedilen davacı Hazinenin 60 sayılı parsel için Kadastro Mahkemesinin 1975/52 esas, 61 sayılı parsel için 1975/53 esas ve 68 ile 69 sayılı parseller için 1975/60 esas sayılı dosyalarında açtığı davalarda davacı Hazinenin davasının davalıların kabulü nedeniyle taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmiştir. Bu dosyalarda yapılan 19.07.1984 tarihli keşiflerde dinlenilen yerel bilirkişiler 1320 doğumlu … …, 1331 doğumlu … ve 1340 doğumlu … … ile tespit bilirkişisi tanıklar dava konusu taşınmazların 1941 yılına kadar tespit tapu kayıtlarındaki nısıf pay maliki …’ın oğlu ve tespit vergi kayıtları maliki …’ın zilyet olduğunu, 1941 yılından sonra tedavüllü tapu kayıtlarındaki malikler … ve mirasçılarının kullanmaya başladığını, tespit tarihine kadar nizasız fasılasız … ve ölümü ile mirasçıları tespit malikleri … ve paydaşlarının kullandığını, daha sonra Toprak Tarım Reformu Kanunu nedeniyle kamulaştırıldığını, bundan sonra Hazinenin köylülere icara verdiğini beyan etmişlerdir. Bu dosyalar içerisindeki belgelerden de 12.06.1976 tarihli kamulaştırma kararı ile taşınmazların tespit maliki … ve paydaşlarından kamulaştırıldığı anlaşılmaktadır. Temyize konu dava dosyamızdaki keşifte dinlenilen yerel bilirkişiler 1941 doğumlu A…. ve 1926 doğumlu … ile 1944 doğumlu tanık … ise tespite dayanak nısıf tapu kayıtları ile davacıların murislerine ait nısıf paylara ait Mart 1301 tarih 123 ve 124 sıra numaralı tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazları kapsadığını, toplulaştırma işlemlerinden önce 50-60 yıldır taşınmazlara davacıların murisleri … … … ve … …’ın müştereken zilyet olduklarını, sonra kime geçtiğini bilmediklerini beyan etmişlerdir. Mahkemece daha önce kadastro mahkemesinde yapılan keşiflerdeki yerel bilirkişi ve tanık beyanlarıyla … oluşan çelişki giderilmemiştir. Taşınmazlar Toprak ve Tarım Reformu Kanunu gereğince 12.06.1976 tarihinde kamulaştırılmış, bundan sonra bölgede toplulaştırma çalışmaları, 1.2.1991 tarihinde ilan edilerek başlamış, 20.05.1996 tarihinde tescil edilip 2, 3, 4 Eylül 1996 tarihinde yer teslimleri ile tamamlanmıştır. Mahkemece tespit tapu kayıtları ve davacıların dayandığı tapu kayıtları tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmemiş, davalı Hazinenin taşınmazları iktisap ettiği kadastro Mahkemesindeki dosyalarda yapılan keşiflerdeki yerel bilirkişi ve tespit bilirkişisi tanık beyanları ile temyize konu dava dosyasındaki keşifteki yerel bilirkişiler ve tanık beyanları arasındaki açık olan çelişki giderilmemiş, taşınmazların kamulaştırıldığı tespit malikleri, … ve paydaşları lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13/B-c maddesindeki iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, davacıların tapu kayıtlarının hukuki değerini koruyup korumadığı araştırılmamıştır. Ayrıca kabule görede; taşınmazlarda davacılar lehine iktisap şartları gerçekleşmiş olsa dahi kamulaştırma nedeniyle davacıların taleplerinin bedele dönüşeceği gözönüne alınmaması, keşif sonucu düzenlenen fen bilirkişi raporuda dava konusu taşınmazların Seksenören Köyü 124 ada 1, 2, 3, 4; 107 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve Vergili Köyü 144 ada 1 parsel sayılı toplulaştırma parselleri içinde kaldığı belirtildiği halde, fen bilirkişi raporu ile uyuşmayan ve nasıl belirlendiği anlaşılmayan 144 ada 1 sayılı parsel dışındaki diğer taşınmazlar için hüküm kurulması ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde pay ve payda eşit olmadan karar verilmesi de isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.12.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.