Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/3910 E. 2007/3240 K. 25.09.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3910
KARAR NO : 2007/3240
KARAR TARİHİ : 25.09.2007

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 102 ada 6 parsel sayılı 13582.70 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tesbit ve tescil edilmiştir. Kadastro sonrasında 102 ada 6 parsel satın alma ve ifraz işlemleri nedeniyle temyize konu 115 ada 2, 3, 4, 5, 6 ve 7 parsellere ayrılarak davalı … adına tescil edilmiştir. Davacı … Köyü Tüzel Kişiliği, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, davacı Hazine ise, tapu kaydı ve taşınmazların içerisinde 30-35 yaşlarında çam ağaçlarının bulunduğu iddiasına dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; Davacı Hazine’nin davasının reddine, davacı … Köy Tüzel Kişiliğinin davasının kısmen kabul kısmen reddine, 115 ada 2, 3, 4, 5, 6 ve 7 parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile davacı … Köyü Tüzel Kişiliği adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece Davacı Hazine dayanağı tapu kaydının davaya konu parseli kapsamadığı, davacı Köy Tüzel Kişiliği lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davacı Hazine, 2.2.1961 tarih 1 nolu tapu kaydına dayanmıştır. Mahkemece 2.2.1961 tarih 1 nolu tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tedavülleri getirtilmemiş, tapu kaydı mahalline yeterli şekilde uygulanıp kapsamı belirlenmemiş, iskanen oluşan tapu kayıtlarının haritasının bulunup bulunmadığı araştırılmamış, uygulamada komşu parsel tutanak ve dayanaklarından yararlanılmamıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20. maddesine göre kayıt ve belgelerin harita, plan ve krokiye dayanması halinde bu kaydın kapsamı dayanılan harita, plan ve krokideki sınırlara itibar edilmek suretiyle belirlenir. Mahkemece davacı Hazinenin dayanağını oluşturan tapu kaydının ve varsa haritasının getirtilip mahalline uygulanmadan karar verilmesi doğru değildir. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için öncelikle dayanılan tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tedavüllerinin ve varsa haritasının ve tüm komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve uzman bilirkişiler

huzuruyla keşif icra edilmelidir. Taşınmazların başında icra edilecek keşif sırasında Hazinenin dayandığı tapu kaydı ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup hudutlar mahalli bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tesbiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutlar haritasında işaret ettirilmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan davaya konu edilen taşınmazların niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, uzman ziraat mühendisinden veya mühendisler kurulundan arazinin niteliğiyle ilgili ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, yargılama sırasında toplanan delillerin tutanakların edinme sebebi sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tesbit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, Köy Tüzel Kişiliğinin taşınmazı ne zamandan beri ne suretle kullandığı, kullanımın ekonomik amaca uygun olup olmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan tapu kaydının ve varsa haritasının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 25.9.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.