Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/3571 E. 2007/3544 K. 04.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3571
KARAR NO : 2007/3544
KARAR TARİHİ : 04.10.2007

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Taşınmazın zilyetlikten … adına tespit edildiği, davacının taşınmazın tamamının kendisine ait olduğu iddiası ile dava açtığı halde davalı olarak bir kısım … mirasçılarını gösterdiği, dava taşınmazın tamamına yönelik olup hisseye yönelik bir dava bulunmadığına göre tüm … mirasçılarının duruşmaya çağırılıp yargılamanın bu şekilde yürütülmesi ve yargılama giderlerinin mahkemece resen karşılanıp bilahare davada haksız çıkacak taraftan alınması gerekirken, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/1. maddesinin gözardı edilmesi ile davanın taşınmazın tamamına yönelik olduğunun ve taraf teşkilinin mahkemelerin görevleri cümlesinden olduğunun düşünülmemesinin isabetsizliği” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davacının, davalılar … ve …’a karşı açmış olduğu davanın (Bu davalıların kabulü nedeniyle) kabulüne, davacının diğer davalılara karşı açmış olduğu davanın kısmen kabulü, kısmen reddine, … ili, Aybastı İlçesi, Ortaköy Mahallesi 413 ada, 11 nolu parselin 1832,72 metrekare yüzölçümlü ve fındık bahçesi niteliği ile tamamı 384 pay kabul edilerek 72 payının ………… vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388/son ve 389. maddelerine göre kararların hüküm kısmında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Kadastro Hakimi önüne gelen taşınmazlarla ilgili çekişmeyi giderir şekilde ve infazda tereddüt oluşturmayacak biçimde tescil hükmü oluşturmakla yükümlüdür. Mahkemece kurulan hükümde, paylar toplamı 450 olup, 384 olan paydaya eşit bulunmamaktadır. Hükmü temyiz eden davalılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğunun kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair yönlerin incelenmesine yer olmadığına 4.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.