Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/3727 E. 2007/3940 K. 24.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3727
KARAR NO : 2007/3940
KARAR TARİHİ : 24.10.2007

MAHKEMESİ : İSTANBUL 10. İCRA MAHKEMESİ

Ticareti terk suçundan sanık …’in 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337/a maddesi uyarınca 1.800YTL idari para cezasıyla cezalandırılmasına dair, İstanbul 10.İcra Mahkemesinin 25.11.2005 tarihli ve 2004/2932-2005/4167 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre; Sanığa Tebligat Kanunu’nun 35.maddesi gereğince tebliğ edilen duruşma gününü bildirir davetiyenin mülga 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 225.maddesinde belirtilen meşruhatı içermediğinin anlaşılması karşısında, sanığın usulüne uygun olarak duruşmaya çağrılmaması nedeniyle savunma hakkının kısıtlanması suretiyle hüküm kurulmasında,
Sanık hakkında İcra ve İflas Kanunu’nun 337/a maddesi gereğince hükmedilecek 3 ay hafif hapis cezasının 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4.maddesi uyarınca, suç tarihi itibarıyla günlüğü 1 YTL üzerinden paraya çevrilmesi suretiyle bulunacak 90 YTL’nin 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’la değişik 7.maddesi gereğince 90 YTL idari para cezasına dönüştürülmesi gerektiği gözetilmeden, günlüğü 20 YTL üzerinden hesaplanarak fazla ceza tayininde isabet görülmemekle kararın 5271 Sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 18.07.2006 gün ve 38527 sayılı Yazılı Emirlerine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 09.08.2006 gün ve K.Y.B.2007/162916 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, sanığa Tebligat Kanunu’nun 35.maddesine göre tebliğ edilen duruşma gününü bildirir davetiyede mülga 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 225.maddesinde belirtilen meşruhatın bulunmaması nedeniyle borçlu sanığın savunma hakkının kısıtlanarak hüküm kurulması isabetsizdir.
Tebliğnamenin birinci sırasındaki bozma isteminin esasa yönelik olması nedeniyle tebliğnamenin ikinci sırasındaki bozma talebinin görüşülmesinde hukuki yarar bulunmadığı düşünülmüştür.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname kısmen yerinde görülmekle ve kanuna aykırılığın giderilmesinin de başkaca çözümünün olmadığı anlaşılmakla, uygulamada birliğin sağlanması amacıyla İstanbul 10.İcra Mahkemesinin 25.11.2005 tarihli 2004/2932-2005/4167 sayılı kararının BOZULMASINA, hükümlü hakkındaki cezanın çektirilmemesine, dosyanın mahal Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.

G/K