YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6268
KARAR NO : 2022/10863
KARAR TARİHİ : 27.09.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne dair karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 03/12/2018 tarih 2018/İHK-10492 sayılı itirazın reddine dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; yaya olan davacıya zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası bulunmayan aracın çarpması sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 20.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Başvuran davacı vekili talebini ıslah dilekçesiyle 49.230,00 TL olarak belirlemiştir.
Davalı vekili; başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvurunun kabulü ile 49.230,00 TL tazminatın 09.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiş, davalı vekilinin karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
1-Dava, trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Hukuki bir işlem (tasarrufi işlem) olan alacağın temliki sonrasında alacak üçüncü kişiye intikal etmektedir. Bu andan itibaren üçüncü kişi, borçlu karşısında alacaklı sıfatını kazanmaktadır. Niteliği itibariyle alacağın temliki, alacaklının tasarruf işlemidir. Temlik, alacağın tamamı için yapılabileceği gibi bir kısmı için de yapılabilir. Tam temlikte alacağın aslı ve fer’ileri temlik alana geçmekte olup alacaklı borç ilişkisinde taraf olmaktan çıkar. Temlik alan, temliki ve alacağın varlığını ispat ederek borçludan talepte bulunur. Temlik ile birlikte temlik alan, alacağın aslı ve fer’ileriyle birlikte, alacağa bağlı rüçhan haklarını da iktisap eder. Dolayısıyla temlik konusu alacak itibariyle dava ve takip hakkı da temlik alana geçer. Alacağın temlikinde esasen borç değişmez, sadece onu talep edecek taraf değişmiş olur.
Dosya kapsamından; davalı vekili tarafından temyiz aşamasında sunulan 25/11/2015 tarihli “temlikname” başlıklı belgede, davacı … tarafından davaya konu trafik kazasından doğan tazminat alacağının %10’unun Grup Merkez Hasar Yönetimi Danışmanlık ve Güvenlik Sistemleri A.Ş.’ye devredildiği bilgisinin yer aldığı, anılan belgenin fotokopi niteliğinde olduğu anlaşılmakla, hakemce “temlikname” başlıklı belgenin aslının ya da onaylı örneğinin dosyaya kazandırılması ve daha sonra bu belge değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle bozma nedenine ve şekline göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ile davalıya geri verilmesine, 27/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.