YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6871
KARAR NO : 2023/85
KARAR TARİHİ : 11.01.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.12.2019 tarihli ve 2019/393 Esas, 2019/516 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.01.2020 tarihli ve 2020/111 Esas, 2020/112 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi uyarınca belirlenen ceza miktarının makul yerine 10 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi ve sabıkalı geçmişi bulunan ve savunmaları ile olayı maddi deliller ile örtüşmeyecek şekilde kasten başka yönlere çekmeye çalışan sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince takdirî indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayinine dair eleştirilerde bulunularak sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi;
1. Eksik incelemeyle karar verildiğine,
2. Meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
3. Suç vasfının kasten yaralama olarak belirlenmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Suç tarihinden bir gün önce gece saat 01:00 sıralarında, alkollü olan sanığın aracını mağdurun evinin karşısına, yol kenarına park ederek beklemeye başladığı, saat 02:05:20 sıralarında sanığın selektör yapmaya başladığı, mağdurun kardeşi olan tanık E. K’nın balkona çıktığı, sanığın selektör yapmaya devam ettiği, tanık E. K eve girdikten sonra sanığın bir süre daha selektör yaptığı, ardından kimliği tespit edilemeyen bir kişi ile olay yerinden ayrıldığı, mağdurun da sanığın aracını park halinde evinin karşısında gördüğü, olay günü gece vakti sanığın yine alkol alarak aracı ile mağdurun evinin önüne park ederek beklemeye başladığı, bu sırada dışarıdan aracı ile dönen mağdurun bir önceki gece gördüğü aracın aynı yerde park ettiğini fark ettiği, sanığın aracının arkasına aracını park ettiği ve bir süre aracının içinden sanığı izlediği, sanığın kendi evlerine doğru selektör yaptığını fark edince sanıkla konuşmak için aracından indiği, sanığın aracının yanına geldiğinde sanığın aracını çalıştırdığı, mağdurun aracı durdurmak için başını aracın içine sokarak direksiyona hamle yaptığı, sanığın aracını hareket ettirmeye devam ettiği, bu sırada bıçakla mağdurun yüzüne ve göğsüne vurmaya başladığı, mağdurun iki adet yüzüne, dört adet sağ göğüs ön yüze olmak üzere toplam altı bıçak darbesi aldığı, mağdurun bir süre araçla sürüklendiği, sonrasında yere düştüğü, sanığın ise bir süre aracı ile ilerledikten sonra kaza yaparak durduğu ve sonrasında kolluk görevlilerince yakalandığı anlaşılmıştır.
Suç vasfı yönünden; sanığın, öldürmeye elverişli bıçak ile mağdurun hayatî bölgelerine birden fazla kez vurması, darbelerin şiddeti ve mağdurun yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde yaralanması karşısında, sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğunun tespiti ile buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
Meşru müdafaa yönünden; mağdurun elinde herhangi bir silah bulunmaması, sanığı yaralamaya teşebbüs etmemesi, sanık ile konuşmayı amaçlaması, sanığın alkollü olarak bir gün önce ve olay günü sellektör yaparak kişilerin huzur ve sükûnunu bozacak mahiyette eylemlerde bulunduğunun bilinci ile korkarak mağduru yaralaması karşısında sanığın meşru savunmaya yönelik savunmalarına itibar edilmediği anlaşılmıştır.
Haksız tahrik yönünden; mağdurun sanığa yönelik haksız tahrik olarak nitelendirilebilecek bir eylemde bulunmadığı tespit edilmiştir.
2. Sanığın üzerine atılı suçlamayı tevil yollu ikrar ettiği belirlenmiştir.
3. Mağdurun kardeşi tanık E. K’nın beyanı tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.
4. Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak;
a) Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesinin 29.06.2019 tarihli ve 260715 numaralı;
“Sol yanakta 2 adet 1’er cmlik kesi, sağ hemitorax ön yüzde 4 adet 0,5-1 cm genişliğinde düzgün sınırlı kesiler ve sağ hemitoraxta pnömotorax mevcut. Hayati tehlikesi var, BTM ile giderilemez. Durumunu bildirir geçici hekim raporudur…”
b) Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 09.07.2019 tarihli ve 58146266/641-03 sayılı;
“…Mevcut yaralanmanın hayati tehlike geçirmesine neden olduğu…”
Görüşlerini içerir adlî muayene raporları dava dosyasında mevcuttur.
5. Sanığın güncel adlî sicil kaydı ve tekerrüre esas alınan ilâm örneği ile kesinleşme şerhi dava dosyasında mevcuttur.
6. Sanık hakkında düzenlenen Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesinin 29.06.2019 tarihli genel adlî muayene raporu dava dosyasında mevcuttur.
7. Olay yeri inceleme raporu, suça konu bıçak hakkında düzenlenen … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 28.11.2019 tarihli uzmanlık raporu, olay gününe ve olaydan bir gün önceki kişilerin huzur ve sükûnunu bozma eylemine ilişkin görüntü kayıtlarını içeren iki adet CD, 29.06.2019 tarihli kamera araştırma ve görüntü inceleme tutanakları dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiş ancak, 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin uygulanması sırasında belirlenen ceza miktarının isabetsiz bulunduğu ve aleyhe istinaf istemi bulunmaması sebebiyle bu hususun “…Olay tarihinde sanığın suçta kullandığı ve müsaderesine karar verilen bıçak ile mağduru 4’ü göğüs bölgesine 2’si yüz bölgesine olmak üzere toplam 6 adet bıçak darbesi ile yaraladığı, mağdurun olay sebebiyle hayati tehlike geçirdiği anlaşılmıştır. Suçun işleniş biçimi, sanığın kastının yoğunluğu, suçun işlenmesinde kullanılan araç, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı birlikte gözetildiğinde, sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan mahkumiyet hükmü kurulurken, teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören TCK m.35 uygulaması sırasında, zarar ve tehlikenin ağırlığına göre alt sınırla üst sınır arasında TCK m.3/1 gereğince işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı makul bir ceza verilmesi gerekirken, yazılı şekilde temel cezanın alt sınıra yakın olacak şekilde 10 yıl olarak belirlenmesi suretiyle sanığa az ceza tayini, aleyhe istinaf istemi olmaması nedeniyle eleştiri konusu yapılmakla yetinilip yeniden inceleme nedeni sayılmamıştır.” şeklinde eleştirildiği, ayrıca sanık lehine 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesi uyarınca takdiri indirim uygulanmasının isabetsiz bulunduğu ve bu hususun da aleyhe istinaf istemi bulunmadığından “… somut olayda takdiri indirim uygulanmasının “makul” ve “makbul” olup olmadığının değerlendirilmesinde, sanığın adli sicil kaydında birden çok
hükümlülüğü bulunan, suçun işlemesindeki özellikler, kasten öldürmeye teşebbüs suçunun işlenmesi ile mağdurda meydana gelen zarar ve tehlikenin niteliği ve ağırlığı, sanığın gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği gibi maddi delillerle örtüşmeyecek şekilde olayı kasten başka yönlere çekmeye çamlışması ile geçmişteki sabıkalı kişiliği nazara alındığında mükerrir sanık hakkında TCK m.62/1 gereğince takdiri indirim uygulanmaması gerekirken, herhangi bir kişiselleştirme yapılmaksızın kanun metnindeki ifadeler
yazılarak yasal olmayan gerekçe ile cezasında takdiri indirim yapılmak suretiyle eksik cezaya hükmolunması aleyhe istinaf istemi olmaması nedeniyle eleştiri konusu yapılmakla yetinilip yeniden inceleme nedeni sayılmamıştır.” şeklinde eleştirildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Eksik İnceleme Yönünden
Sanığın tevil yollu ikrarı, tanık E. K.’nın beyanları, olay anına ilişkin görüntüler ve görüntü kayıtlarına ilişkin 29.06.2019 tarihli görüntü inceleme tutanağı karşısında, mahkemece dava dosyası tekemmül ettirilerek hüküm kurulduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Meşru Savunma
Olay gününden bir gün önce gece vakti evinin karşısında aracıyla park hâlinde beklediğini gördüğü sanığı, olay günü yine gece vakti aynı yerde fark eden mağdurun, sanığın aracına konuşmak amacıyla elinde silahtan sayılan herhangi bir cisim bulunmaksızın gittiği ve mağdurdan sanığa yönelen herhangi bir saldırının bulunmadığı anlaşılmakla, sanık lehine meşru savunma koşullarının oluşmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Suç Vasfı Yönünden
Olayda kullanılan bıçağın elverişliliği, hedef alınan bölgeler, darbe sayısı ve şiddeti, meydana gelen yaralanmanın niteliği nazara alındığında, suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak belirlenmesinde isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.01.2020 tarihli ve 2020/111 Esas, 2020/112 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2023 tarihinde karar verildi.