Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/10006 E. 2022/13292 K. 27.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10006
KARAR NO : 2022/13292
KARAR TARİHİ : 27.10.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No :

Dava, aylığın bağlanması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10.Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi

I-İSTEM
Davacı, boşandığı eşiyle birlikte yaşamadığından bahisle, kuruma başvuru tarihi olan 03.09.2015 tarihinden itibaren aylığının bağlanmasını talep etti.
II-CEVAP
Davalı vekili, Davacı …’in boşandığı eşi ile birlikte fiilen yaşadığı yönündeki ihbar üzerine … … İl Müdürlüğünün 09/02/2012 tarihli … sayılı … tarafından hazırlanan raporda yapılan inceleme sırasında 09/02/2012 tarihinde …/… adresinde komşuların bilgisine başvurulduğunu, beyanları alındığını, söz konusu raporda davacı …’in eşi … ile 05/12/1997 tarihinde boşandığı, ancak boşandığı eşi … ile boşanma dönemlerinde birlikte yaşadıklarının anlaşıldığını, davacıya Kurumca ödenen aylık ödeneklerin 5510 sayılı Yasanın 96.maddesi gereğince yasal faiz ile birlikte tahsil edilmesinin gerektiği yönündeki tespite yer verildiğini, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi, davanın reddine karar vermiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
… Bölge Adliye Mahkemesi, “Yargılama süreci ve istinaf aşamasında da davacının aylık koşullarının bulunmadığı yönünde herhengi bir somut itiraz ve kanıt sunamayan davalı Kurum vekilinin dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı; davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşama durumunun bulunup bulunmadığı konusunda, Yargıtay içtihatlarında öngörülen araştırma yöntemi çerçevesinde kanıt toplanıp değerlendirilmesine gerek bulunmaksızın, davacının 03.09.2015 tarihli tahsis talebi dikkate alındığında, tahsis talebini takip eden ay başı olan 01.10.2015 tarihinden itibaren babası üzerinden ölüm aylığı bağlanması gerektiği nazara alındığında, belirtilen hatanın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Aliağa 1. İş Mahkemesi’nin 02.12.2019 tarih, 2015/505 Esas ve 2019/541 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın kabulüne, davacı …’e, babası … üzerinden 01.10.2015 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmasına, aksi yönde Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı vekili, mahkemece yeterli araştırma yapılmadan hüküm kurulduğu yönlerinden kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun 56. maddesidir.
İnceleme konusu dosyada; Davacı 05.12.1997 tarihinde boşanmış, 13.12.1996 tarihinde vefat eden babasından aylık bağlanmıştır. Kurum tarafından boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı gerekçesiyle aylıkları kesilmiş ve 17.10.2008-17.05.2012 dönemi yersiz ödeme çıkartılmıştır. Davacının, aylığının yeniden bağlanarak kesilme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesi, kuruma ödediği aylıkların faizi ile birlikte iade edilmesi talebiyle açtığı davada; davanın reddine karar verilmiş, söz konusu karar Yargıtay 21. Hukuk Dairesi tarafından onanarak 17.11.2014 tarihinde kesinleşmiştir. Davacının aylığının yeniden bağlanmasına ilişkin 03.09.2015 tarihli talebi ise aylığının Kurum denetmen raporuna istinaden kesildiği ve yeniden bağlanmasına yönelik mahkeme kararı bulunmadığı gerekçeleriyle Kurum tarafından reddedilmiştir.
Somut dosyada; Mahkemece davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşayıp yaşamadığı hususu değerlendirilmeden karar verilmiş ise de, 03.09.2019 tarihli talep dikkate alınarak aylık bağlama koşulları yöntemince araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla mahkemece, davacının ve eski eşinin adres bilgileri raporları celp edilmeli, adres bilgileri raporunda kayıtlı adreslerinde talep tarihi itibariyle birlikte yaşayıp yaşamadıkları araştırılmalı, söz konusu adreslerden komşu olarak ikamet eden kişiler tespit edilerek tanık olarak beyanları alınmalı, anılan dönemde görev yapan mahalle muhtar ve azaları dinlenilmeli, seçmen ve medula kayıtları celp edilerek irdelenmeli, bu şekilde 07.03.2016 tarihli talep tarihi itibariyle birlikte yaşama olgusunun var olup olmadığı, dosyada toplanmış ve toplanacak deliller değerlendirilmek suretiyle tespit edilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece yukarıda belirtilen hukuki ve maddi olgular göz önünde bulundurulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ :… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/2. maddesi gereği BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.