YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12853
KARAR NO : 2022/14882
KARAR TARİHİ : 24.11.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
No :
Dava, prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esasdan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi
I-İSTEM
Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin … davalı şirkete ait şantiyede 10/09/2012 tarihinde meydana gelen olay sonucunda yaralandığını ve iş kazası sonucu %21,2 oranında malul kaldığını, davalı kurumun iş kazası sonucu davacıya iş göremezlik geliri bağlanmış olduğunu, davalı işyerinin kuruma davacının ücretlerini asgari ücret üzerinden bildirmiş olmasından dolayı iş göremezlik gelirinin düşük bağlandığını, davacının iş kazası nedeni ile ikame etmiş olduğu tazminat davasında davacının ücretinin 1.500 dolar karşılığı 2.705,10-TL olarak hesaplandığını ileri sürerek davacının iş kazasının gerçekleştiği tarihte 1.500 dolar karşılığı olan 2.705,10-TL ücretle çalıştığının tespiti ile iş göremezlik ücreti farkının davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çalışmalarının kuruma eksiksiz olarak bildirildiğini, prim borcundan işverenin sorumlu olmasından dolayı kuruma husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının şirkette asgari ücretle çalışan bir işci olduğunu, davacının kazançlarının kuruma bildirildiği kadar olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
MAHKEME KARARLARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verildi.
B-BAM KARARI
… Bölge Adliye Mahkemesince, davacının istinaf talebinin esasdan reddine karar verildi.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili, dosyaya yazılı belgelerin sunulduğunu, bu belgelerin dikkate alınmadığını beyanla eksik araştırma ve inceleme ile verilen mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanunun “Prime esas kazançlar” başlıklı 80. maddesinin 1. fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun; 200. maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belirli bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, aynı maddenin 2. fıkrasında, madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 202. maddesinde de, senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir.
Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 Esas – 2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 Esas – 2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 Esas – 2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 Esas – 2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 Esas – 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.
İnceleme konusu dosyada; Davacının 28.04.2011-31.12.2013 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığı, 10.09.2012 tarihinde iş yerinde iş kazası geçirdiği, davacıya sürekli iş göremezlik geliri bağlandığı, davacının davalı iş yerinde 1.500 dolar karşılığı 2.705.00 TL ücretle çalıştığının tespiti ile sürekli iş göremezlik gelirinin bu ücrete göre hesaplanması gerektiğinin tespitini talep etmiş, mahkemece ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir. Dosyaya davacı tarafından sunulan ücret pusulularında 2011/7,8,10,11 ve 2012/4,5,6 aylarına ilişkin brüt ücretlerin belirtildiği görülmektedir.
Mahkemece, banka kayıtları, ödeme belgeleri, ücret pusulaları ve diğer delillerin dosyaya sunulması yönünde taraflara süre verilerek gösterecekleri deliller toplanmalı, dosyaya sunulan ücret pusulaları irdelenmeli, belgelerin yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı olup olmadığı hususu da incelenmek suretiyle buna göre yukarıda belirtilen mevzuat kapsamında prime esas kazanç yönünden değerlendirme yapılarak elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece yukarıda belirtilen hukuki ve maddi olgular göz önünde bulundurulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ :… Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.