YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2550
KARAR NO : 2006/3274
KARAR TARİHİ : 27.04.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Hazine vekilinin tapuda yazılı miktardan fazlasına itiraz ettiği, tespitin dayanağı tapunun Haziran 1288 tarihli kayıttan itibaren bütün tedavülleri ile getirtilip mahalline uygulanması, istimlak edilen kısımların belirlenmesi, tapu sınırlarının sabit olup olmadığı ve bu itibarla tapuda yazılı miktara itibar edilip edilemeyeceğinin araştırılması, uzman bilirkişiden hisse raporu alınması, toplanan ve toplanacak tüm deliller gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli parselin davacı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, … oğlu … mirasçıları dışındaki davalılar ile müdahiller … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davalıların dayanağını oluşturan Haziran 1288 tarih 21 nolu tapudan gelme Nisan 321 tarih 5 ve bu tapudan intikalen oluşan Haziran 336 tarih 5 nolu kayıt ve tedavüllerinin çekişmeli taşınmazı kapsamadığı, taşınmazın mütegayyip eşhastan intikal edip zilyetlikle iktisabının da mümkün bulunmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişmeli taşınmaz 20.7.1952 tarihinde Haziran 1336 tarih 5 nolu tapu kaydına dayanılarak 170.250 metrekare miktarı ile davalılar adına tesbit edilmiş; tesbit sırasında görev alan bilirkişiler tapu kaydının miktarı ile geçerli olup, kayıt miktar fazlasının Hazine’ye ait olduğu yolunda tutanağa şerh düşmüşlerdir. Davacı Hazine, 24.3.1953 tanzim ve 29.3.1953 havale tarihli dilekçe ile Kadastro Müdürlüğüne müracaat ederek Hazine’ye ait 82 dönüm taşınmazın davalılar adına tesbit edilen parsele katıldığını, davalılar tapusunun 88 dönüm olup, kayıt miktar fazlasının Hazine’ye ait olduğunu belirterek tesbitin iptalini ve kayıt miktar fazlasının Hazine adına tescilini talep ve dava etmiştir. Mahkemece dayanılan ve tesbite esas olan tapu kaydı ve tedavülleri ile komşu parsellere uygulanan kayıtlar celbedilip, uygulama yapıldıktan sonra taşınmazın tamamının Hazine adına tesciline karar verilmiştir. Tesbite esas olan Haziran 1288 tarih 21 nolu tapudaki hudutlar Göl, Beyar ve Ako tarlası iken, komşu arazilerin yasalar gereğince Hazineye intikal etmesi ve zamanla bu taşınmazların dağıtıma tabi tutulması nedeniyle tedavülde bu hudutlar şarken Hacı Niyazi … ve kısmen Tariki Has, Şımalen Göl ve Beyar denilen ve …, Garben Ako, Cenuben Tarıkiam denilen … Caddesi halini almıştır. Mahallinde yapılan uygulamada kayıttaki mevkii ile arazinin bulunduğu mevkiin aynı olduğu, güneydeki 64 sayılı parsele uygulanan Haziran 336
tarih 4 nolu tapunun kuzey hududunun Tarikiam okuduğu, batıdaki 61 sayılı parsele uygulanan Nisan 937 tarih 1 nolu tapunun (tesbite esas olan tapudaki Ako’ya ait iken Hazineye intikal eden arazi) Doğuda davalı taşınmazın ilk maliklerinden Hacı … okuduğu, kuzeyde 44 parsele uygulanan (bu yerde yasalar gereğince Hazineye intikal edip dağıtılmıştır.) Nisan 937 tarih 8 nolu tapunun Güneyde Hacı … Beyi okuduğu, bu kişinin de taşınmazı ilk maliklerinden olduğu bilirkişilerce ifade olunmuştur. Dayanılan kayıtta Şarkta gösterilen Hacı … … ve Tarikihas, kuzeyde, kuzeyde gösterilen Göl, Beyar ve …’in doğuda olduğu ifade edilmiştir. Her halikarda tapunun mevkii ve üç hududu itibariyle bu yere ait olduğu anlaşılmaktadır. Davacı Hazine de dava dilekçesinde bu hususu açıkça ifade etmiş ve talebinin kayıt miktar fazlasına yönelik olduğunu belirtmiştir. Kayıt miktar fazlası üzerinde davalılar yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleşmediği, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin 1950 yılından sonra başladığı mahkemece mahallinde yapılan keşif ve uygulama ile belirlenmiştir. Bu durumda tapu kaydı miktarı kadar arazinin davalılar adına, kayıt miktar fazlası üzerinde davalıların zilyetliklerinin bulunmaması ve kaydın değişebilir hudut nitelikli olması nedeniyle kayıt miktar fazlasının da Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekir. Mahkemece değerlendirmede hataya düşülerek talep aşılmak suretiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 27.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.