Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/4546 E. 2009/6113 K. 05.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4546
KARAR NO : 2009/6113
KARAR TARİHİ : 05.10.2009

MAHKEMESİ : ANKARA 3. İCRA MAHKEMESİ

Ticareti terk hükümlerine muhalefet etmek suçundan sanık …’ün İİK’nun 337/a maddesi gereğince 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanık vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının onama talepli tebliğnamesiyle dosya daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Sanığa isnat edilen suç İİK’nun 337/a-1.maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre “44 üncü maddeye göre mal beyanında bulunmayan veya beyanında mevcudunu eksik gösteren veya aktifinde yer almış malı veya yerine kaim olan değerini haciz veya iflas sırasında göstermeyen veya beyanından sonra bu malları üzerinde tasarruf eden borçlu, bundan zarar gören alacaklının şikâyeti üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” hükmü ile İİK’nun 44.maddesinde düzenlenen” Ticareti terk eden bir tacir 15 gün içinde keyfiyeti kayıtlı bulunduğu ticaret siciline bildirmeye ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunmaya mecburdur. Keyfiyet ticaret sicili memurluğunca ticaret sicili ilanlarının yayınlandığı gazetede ve alacaklıların bulunduğu yerlerde de mutad ve münasip vasıtalarla ilan olunur. İlan masraflarını ödemeyen tacir beyanda bulunmamış sayılır.” şeklinde düzenlendikleri dikkate alındığında, sanığa isnat edilen suçun oluşabilmesinin ön koşulu ticareti terk ettiğini 15 gün içinde kayıtlı bulunduğu ticaret sicili memurluğuna bildirmesi gerekmektedir. Somut olayda Kırşehir Ticaret Sicil Memurluğunun 21.5.2008 tarih ve 7/767 sayılı yazısından sanığın “halen ve daha önceden herhangi bir kaydının bulunmadığının” bildirilmesi karşısında, yapılan bir ticaret olmadığına göre terk edilen bir ticaretin de bulunmadığının kabulü gerekir. Hal böyle olunca, isnat edilen eylemin oluşmadığı gözetilmeksizin sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi isabetsizdir.
Temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle, hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 05.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.