YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2973
KARAR NO : 2009/72
KARAR TARİHİ : 20.01.2009
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesiyle, müvekkiline ait davalı şirkete kasko poliçesi ile sigortalı aracın müvekkili tarafından emanet olarak verildiğini, emanet alan kişinin yaptığı kazada hasar gördüğünü, araçta 9.522.328.531.-TL hasar bedeli belirlendiğini, davalının hasar bedelinin 3.700.000.000TL’yı ödediğini, kalan miktarı müvekkilinin ödeyememesi nedeniyle bir kısım parçaların çıkarıldığını tamir masrafının 6.000.-YTL’na düştüğünü, aracın piyasa değerinin çok altında satıldığını ileri sürerek, eksik ödenen 5.822.00.-YTL hasar bedeli, aracın piyasa değerinin çok altında satılması nedeniyle meydana gelen 7.000.-TL tazminat ile birlikte toplam 12.822.00.-YTL’nin, yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle, aracın kiralık olarak kullanıldığını tespit ettiklerini, prim borcu ve davacının acentaya olan borcunun da mahsubu ile 3.730.-YTL ödendiğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile, 2.185.00.-TL’nin 29.4.2004 dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasında geçerli poliçenin ek teminatlar bölümünde kıymet artışı teminat altına alındığına göre, bilirkişi raporunda parça bedeli üzerinden kıymet kazanma tenzili yapılarak tazminat hesaplanması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 20.1.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.