Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/4905 E. 2023/392 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4905
KARAR NO : 2023/392
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 06.07.2018 tarihli ve 2017/4646 Esas, 2018/690 Karar sayılı ek kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 12.04.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının … 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2017/22 Esas sayılı dosyasında 23.01.2017 – 02.03.2017 tarihleri arasında haksız olarak tutuklu kalması nedeniyle 5.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 55.000,00 TL tazminata dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 09.05.2017 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; kendi ihmal ve kusurlu davranışları ile tutuklamaya sebebiyet veren davacının maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın tutuklu kaldığı süre içinde mahrum kaldığı gelirin ne olduğu konusunda açık bilgi edinilememiş olduğunu, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacının tazminat talebinın haklı olmadığını, davanın reddi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17/07/2017 tarihli ve 2017/97 Esas, 2017/169 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 26.02.2018 tarihli ve 2017/4646 Esas, 2018/690 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5. … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 06.07.2018 tarihli ve 2017/4646 Esas, 2018/690 Karar sayılı ek kararı ile davalı vekilinin temyiz başvurusu hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 296 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği “temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddine” karar verilmiştir.

6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 07.09.2021 tarihli tebliğnamesi ile temyiz isteminin esastan reddini talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz istemi; kendi ihmal ve kusurlu davranışlarıyla tutuklamaya sebebiyet veren davacı lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmemesi gerektiğine, kazanç kaybına ilişkin bilirkişi raporlarını ve belirlenen tazminat miktarlarını kabul etmediğine ve temyiz talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE
Koruma tedbirlerine dayalı tazminat davalarının niteliği itibariyle yargılama sırasında sadece 5271 sayılı Kanun’un uygulanması halinde, adil ve hukuka uygun kararlar verilebilmesi ve ilgilerin zararlarının karşılanması hususunda bir kısım sorunların ortaya çıkabilecek olmasından dolayı bu davalarda esas olarak 5271 sayılı Kanun uygulanmakla birlikte, bu Kanunda düzenlenmeyen hususlarda, 6100 sayılı Kanundaki düzenlemeler uygulanmaktadır.

Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarının miktar itibari ile temyiz edilebilir olup olmadığı 6100 sayılı Kanun hükümleri göz önünde bulundurularak değerlendirilmektedir. Buna göre, miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun’un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyiz edilemez.

Bu açıklamalar çerçevesinde, karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 47.530 TL olduğu ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 27.01.2017 – 02.03.2017 tarihleri arasında 34 gün tutuklu kalan davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesince 1.731,67 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi nedeniyle hükmedilen toplam 2.731,67 TL tazminat miktarının davalı açısından kesin olduğu görülmekle, davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 06.07.2018 tarihli ve 2017/4646 Esas, 2018/690 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.02.2023 tarihinde karar verildi.