Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/6098 E. 2023/272 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6098
KARAR NO : 2023/272
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bulanık Cumhuriyet Başsavcılığının 23.07.2014 tarihli ve 2014/64 Soruşturma, 2014/259 Esas, 2014/142 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Bulanık Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2014/359 Esas, 2015/189 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi uyarınca hükmedilen 7 ay 15 gün hapis cezası aynı Kanun’un 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince adli para cezasına çevrilerek sanığın 9.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanık müdafii 19.03.2015 havale tarihli dilekçesi ile sanığın suçu işlemediğinden beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, sanığı bir kişi şikayet etmiş olmasına rağmen zincirleme suçtan hüküm kurulması nedenleriyle kararı temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde … ili Bulanık ilçesi Sarıpınar beldesi belediye başkanı olan sanık hakkında görev yaptığı tarihlerde beldeye ait mera arazisine tecavüzlerin bulunduğu, bu tecavüzleri idari makamlara bildirmesi, devam etmesi durumunda da adli makamlara suç duyurusunda bulunması gerektiği halde, görevinin gereklerine aykırı davranarak köy halkının zararına neden olduğu iddiasıyla atılı suçtan kamu davası açılmıştır.
Mahkemece; …’nin şikayet dilekçesinde suç tarihinde … Belediye Başkanı olan sanığın göz yumması ve müsaade etmesi sonucunda köy halkından bazı kişilerin köy merasına tecavüzde bulunduğunu iddia etmesi ve şikayetçi olması sebebiyle başlanılan soruşturmada sanığın belediye başkanı olması sebebiyle Kaymakamlık Makamından soruşturma izni istendiği, soruşturma izninin verildiği, ancak soruşturma izni verilmesine sanık tarafından itiraz edildiği, yapılan itiraz sonucunda Van Bölge İdare Mahkemesinin itirazı reddedip, soruşturma izni verilmesi kararını onadığı, dosya kapsamında bulunan ön inceleme raporuna göre sanığın 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 19 ve 20 nci maddeleri ile Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanunun Uygulama Şekli ve Esaslarına Dair Yönetmeliğin 18 inci maddesine aykırı hareket ettiğinin tespit edildiği, zira sanığın görev yaptığı tarihlerde meraya tecavüzlerin bulunduğu, bazı tecavüzlerin idari makamlara iletildiği, ancak köy merasına yapılan yapılar nedeniyle köy içine yakın olan mera parsellerinin mera olarak kullanımının mümkün olmadığının belirlendiği, sanığın merada beldenin düzenini bozmayacak kadar alanda ev yapanlara müdahale etmediği, köyün giriş ve çıkışlarına, yollara ve hayvanların araziye, suya gitmesine engel teşkil edebilecek durumlara müdahale ettiği, çoğunlukla sözlü olarak araştırma yaptığı, bireysel başvurular dışında beldenin genel sorunu ile ilgili bir çalışma yapmadığı, yapılan tecavüzlerin idari makamlara bildirilmesi gerektiği, devamında oluşacak ikinci tecavüzleri adli makamlara suç duyurusunda bulunmak üzere idari makama bildirmesi gerektiği ve bu durumdan birinci dereceden belediye başkanının sorumlu olduğu, yapılan araştırma ve alınan ifadeler neticesinde mera olan yerlerde yapıların olduğu, köy içinde bu nedenle sıkıntılar yaşandığının belirlendiği, soruşturma dosyasının ayrılan ve kamu görevlisi olmayan diğer sanıkları hakkında yaptırılan bilirkişi incelemesinde de tecavüzde bulunulan alanların … beldesinin 896 ve 591 no.lu mera parselleri içinde kaldığının belirlendiği ve söz konusu alanlarda … ait ahır; …’a ait ahır ve tandır; …, …, … , … ve …’a ait evlerin bulunduğunun tespit edildiği, tanıkların da bu olayları doğruladıkları anlaşıldığından sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın atılı suçu işlemediği yönündeki savunmasına itibar edilmesi gerekirken aksi kanaatle hakkında mahkumiyet kararı verildiği sebebine dayanan temyiz isteğinin yapılan değerlendirmesinde; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince, ayrıca, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ise aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bulanık Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2014/359 Esas, 2015/189 sayılı Kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.