Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/1015 E. 2006/5741 K. 21.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1015
KARAR NO : 2006/5741
KARAR TARİHİ : 21.09.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 416 ada 10, 45 ve 58 parsel sayılı 71922.66, 27832.76 ve 66777.97 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 10 nolu parsel irsen intikal, taksim, harici satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tespit ve tescil edilmiş, 45 parsel 6.6.1956/3 nolu tapu ve harici satış nedeniyle … adına tescil edilmiş daha sonra …’e satılmıştır, 58 nolu parselde 9.1.1961/22 nolu tapu kaydı, ifraz, harici satış nedeniyle … Halit Sevilgen adına tescil edilmiş ve yargılama sırasında 31.7.2003 tarihinde davalı …’a satılmıştır. Davacı … vekili, Asliye Hukuk Mahkemesinde, tapu kaydı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve tespitlerin hileli yapıldığı bu nedenlede kaçamaklı satışlarının acil olarak yapıldığı iddialarına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı İdare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı … İdaresinin dayanağını oluşturan tapu kaydının davaya konu parselleri tam olarak kapsadığının isbat edilememesi ve davalıların tapuya güvenerek taşınmazları satın almış olmaları nedeni ile davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazlar tapu kaydına dayanılarak davalılar adına tespit edilmiş, davacı … İdaresi tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece tarafların dayanağını oluşturan tapu kayıtları tüm tedavülleri ile birlikte getirtildiği halde davacı taraf tapusu mahalline yeterli şekilde uygulanıp kapsamı belirlenmemiş, dinlenen tanıklara kaydın bilinemeyen hudutları sorulmadığı gibi davacıya bilinemeyen hudutların tespiti için tanık dinletme imkanı sağlanmamış, dinlenen bilirkişi ve tanıkların “taşınmazların kadim vakıf yeri olduğu ve bunu herkesin bildiği” konusunda birbiri ile çelişen beyanları üzerinde durulup bu çelişkinin giderilmesine çalışılmamış uygulamada komşu parsel tutanak ve dayanaklarından yararlanılmamış taşınmazların tespitten sonra kısa aralıklarla ve akraba olduğu söylenen kişiler arasında el değiştirmesinin (bazı parseller yargılama devam ederken el değiştirmiş) nedeni üzerinde durulup, bu işlemlerin tapuya itimat ilkesinden istifadeye yönelik olup olmadığı araştırılıp tartışılmadan hüküm kurulmuştur. Bu tür eksik ve yetersiz araştırmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için çekişmeli taşınmazları ifraz edilen parsellerle birlikte gösterir harita örneği ile bu parsellerin tamamını (vakıf arazi olduğu ifade edilen tüm arazileri) kenardan çevreleyen tüm taşınmazların onaylı tutanak suretleri ile dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen davada yararı olmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle taraf tanıkları ve teknik bilirkişi huzuru ile keşif icra olunmalıdır. Taşınmazların başında icra edilecek keşif sırasında tarafların dayandığı tapu kayıtları ihdasından itibaren tüm tedavülleri ile okunup hudutlar yerel bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, kayıtta yazılı olup bilirkişilerce gösterilemeyen hudutlar tanıklardan sorulup kayıtların kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmelidir. Bilirkişi ve tanıklarca gösterilen hudutlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, vakıf malı olarak bilinip bilinmediği, davalı ve sonraki maliklerin bu yerin vakfa ait olduğunu bilebilecek durumda olup olmadıkları, ilk malik ve sonradan taşınmazı satın alanların akraba olup olmadıkları ve aynı yerde oturup oturmadıkları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, bilirkişi ve tanık sözleri arasındaki aykırılık yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı, teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itarazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.09.2006 gününde oy birliği ile karar verildi.