Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/3858 E. 2009/3773 K. 29.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3858
KARAR NO : 2009/3773
KARAR TARİHİ : 29.05.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 105 ada 83 parsel sayılı 1773,20 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı … adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın mülkiyetinin davacılara ait olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Tapuda kayıtlı olmayan taşınmazın hangi nedenle kimin zilyetliğinde olduğu yeterince araştırılmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, taraf tanıkları ve tespit bilirkişileri huzuruyla keşif icra edilmelidir. Dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmaz üzerindeki zilyetliğin başlangıcı, taşınmaza hangi tarihten beri kimin zilyet olduğu, taşınmaza zilyet olan tarafın zilyetliğinin hangi nedene dayandığı ve ne sıfatla zilyet olduğu etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, tespit bilirkişileri tanık sıfatı ile dinlenmeli, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde yüzleştirme yapılmak sureti ile çelişki giderilmelidir. Mahkemece tüm deliller birlikte değerlendirilerek yapılacak araştırma sonucunda 3402 sayılı Kanunu’nun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap koşullarının davacı taraf lehine gerçekleştiğinin anlaşılması halinde davanın kabulü ile davacı taraf adına tescile, tutanağın aksinin kanıtlanamaması halinde ise, davanın reddine ve tespit gibi tescile karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 29.05.2009 gününde oybirliğiyel karar verildi.