Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/18308 E. 2009/7534 K. 01.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/18308
KARAR NO : 2009/7534
KARAR TARİHİ : 01.06.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve temyiz nedenlerine göre davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, iş kazası sonucu beden güç kaybına uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, maddi tazminata ilişkin davanın reddine,3.000.00 YTL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21/10/1996 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınıp davacı tarafa verilmesine, fazla manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacının iş kazası sonucu %31 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının %40, davalı işverenin % 60 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 5.000.00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 3.000.00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı temyiz nedenlerine göre taraflar yararına oluşan kazanılmış hak ilkesi gözetilerek düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tamamen silinmesine, yerine,
“1-Davacının maddi tazminat talebinin reddine,5.000.00 TL manevi tazminatın 21.10.1996 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 600.00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen maddi tazminat yönünden 500.00 TL. avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan toplam 1.321.84 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalı tarafından yapılan 187.50 TL yargılama giderinin davalı üzirde bırakılmasına,
4-Alınması gereken 270.00 TL ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan 722.25 TL. harçtan indirimi ile kalan 452.25 TL. harcın karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine, davacı tarafından peşin yatırılan 270.00 TL nispi harç ile 3.24 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 273.32 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, taraflarca 60.00 TL temyiz başvuru harcı yatırılmış olduğu anlaşılmakla , aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 01.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.