YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4791
KARAR NO : 2022/9327
KARAR TARİHİ : 22.12.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 10.02.2020 tarih ve 2019/223 E. – 2020/72 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi’nce verilen 01.04.2021 tarih ve 2020/978 E. – 2021/674 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Rekan Yatırım Turizm San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.’nin %100 hissesinin sahibi olduğunu, yabancı uyruklu olması nedeniyle Türkiye’deki işlerinin takibi için dava dışı …’e Cidde Başkonsolosluğun’ca düzenlenen 30.12.2018 tarihli vekaletnameyi verdiğini, müvekkilinin haberi olmadan vekil …’in muvazaalı bir şekilde 17.05.2019 tarihinde şirketteki hisselerin %50’sini 5.000.000,00 TL gibi çok düşük bir bedelle davalı …’e devrettiğini, … 25. Noterliği’nin 17.05.2019 tarihli hisse devir sözleşmesi düzenlendiğini, işlem TTK’nın 595. maddesindeki şartları taşımadığı halde davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil edildiğini ileri sürerek, TTK’nın 34 ve devamı maddeler gereği davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 21.05.2019 tarihli pay devri ve müdürler/yetkiler konulu işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Rekan Yatırım Tur. San.Tic. Ltd. Şti.’nin 100.000 payının sahibi iken Cidde Başkonsolosluğu’nun 30.12.2018 tarihli düzenleme şeklindeki vekaletnamesine dayalı olarak vekil … tarafından … 25. Noterliğinin 17.05.2019 tarihli hisse devir sözleşmesi ile 50.000 payının 5.000.000,00 TL bedelle davalı …’e satıldığı, şirket ortaklar kurulunun 17.05.2019 tarihli kararı ile hisse devrinin onaylandığı, hisse devrinin iptaline ilişkin davanın mahkemenin 2019/248 E. sayılı dosyasında derdest olduğu, vekaletnamenin içeriğinin anılan dosyada incelenmesi gerektiği, pay defterine kayıt işleminin kurucu değil açıklayıcı olduğu, sicil Müdürlüğünün tescil işlemi için aranan yasal şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlü olduğu, limited şirkette pay devrinin TTK’nın 595. maddesi gereği yazılı şekilde yapılıp imzaların noterce onaylanması ve ortaklar genel kurulunun onayının bulunması gerektiği, Ticaret Sicil Müdürünün yetkileri TTK’nın 32. maddesinde belirlenmiş ise de Ticaret Sicil Müdürlüğünün tescilinde tereddüt olan durumlar karşısında yorum yapma yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle davanın Ticaret Sicil Müdürlüğü yönünden esastan, davalı … yönünden pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 22.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.