YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5187
KARAR NO : 2022/8657
KARAR TARİHİ : 05.12.2022
MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki dava sonucu mahkemece verilen 01.06.2015 gün ve 2014/930 E.-2015/926 K. sayılı hükmün (Kapatılan) Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nce 26.04.2016 gün ve 2015/18404 E.-2016/7477 K. sayılı ilamla bozulması üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, HGK’nın 2019/(19)11-255 Esas 2022/847 Karar sayı ve 07.06.2022 tarihli kararı ile direnme kararı yerinde görülerek davalı tarafın işin esasına yönelik temyiz itirazları incelenmek üzere dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan kredi kartı aldığını ve davalının avans mil ve hediye mil kampanyalarına katıldığını, ancak davalı bankanın müvekkilinin kampanyaya katılmasından sonra müvekkilini mağdur edecek şekilde uygulamalarını değiştirdiğini, daha önce mil kazandıran harcamalarına mil vermemeye başladığını, akabinde de müvekkilinden “hediye mil ücreti” altında 1.899,96 TL ve “eksik avans mil ücreti” adı altında 1.232,44 TL olmak üzere toplam 3.132,40 TL’yi tahsil ettiğini belirterek, bu tutarın ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle müvekkiline iadesini ve müvekkilinin hesabına aktarılması gereken 58.175,65 milin hesabına tanımlanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının harcama taahhüdüne uymadığını, bu nedenle kampanya koşullarına uygun şekilde hediye milin sonlandırıldığını, kartta mil olmadığında ne şekilde geri alınacağı da baştan belirli olup, buna istinaden mil başına 0,04-TL ücret alınacağının açık olduğunu, mil ücretinin kartına borç olarak yansıtıldığını, yine avans mil bakımından da davacı o zamanki taahhüdünü tamamlayamadığı için bunun karşılığı tutarın kartına yansıtıldığını, davacının ihtirazi kayıtsız ödediği bu tutarları geri isteyemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul edilmesine ilişkin kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 24/06/2016 tarih 2015/18404 Esas, 2016/7477 Kararı ile bozulmasına karar verilmiş, mahkemece her ne kadar hüküm 6502 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girmesinden sonra verilmiş ise de 6502 sayılı Yasa’nın geçici 1. maddesinin 2. bendi gereğince ” Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki tüketici işlemlerine, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına bu işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmiş ise kural olarak o kanun hükümleri uygulanır…” hükmü gereğince dava konusu olan olay 6502 sayılı Yasa’nın yürürlük tarihi olan 28.5.2014 tarihinden önce meydana gelmiş olduğundan ve dava 05/03/2014 yine 6502 sayılı Yasa’nın yürürlük tarihinden önce açılmış olduğundan değerlendirmenin 4077 sayılı yasa hükümleri dikkate alınarak yapılması gerektiği, dava tarihinde yürürlükte olan 4077 sayılı Yasa’nın 22/5. maddesinde “Değeri beşyüz milyon liranın altında bulunan uyuşmazlıklarda tüketici sorunları hakem heyetine başvuru zorunludur. Bu uyuşmazlıklarda hayetin vereceği kararlar tarafları bağlar “aynı Yasa’nın 22/6 maddesinde ” değeri beşyüz milyon lira ve üstündeki uyuşmazlıklarda tüketici sorunları hakem heyetlerinin verecekleri kararlar, tüketici mahkemelerinde delil olarak ileri sürülebilir “hükümleri bulunduğu, dava tarihi itibarıyla 4077 sayılı Yasa’nın 22/ 5 maddesi gereğince ilçe hakem heyeti sınırının 1.272,19 TL; il hakem heyeti sınırının ise 3321,17 TL olarak belirlendiği, il hakem heyetlerinin görev sınırı 3,321,17 TL ise de kanunda tüketicilerin İl hakem heyetine başvurması ile ilgili bir zorunluluk getirilmemiş olduğundan dava şartı gerçekleşmiş olup işin esasına girilerek 4077 sayılı Yasa kapsamında değerlendirme yapılarak hüküm kurulmuş olduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
Direnme kararının davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 3.03.2019 tarih 2019/473 Esas- 2019/1911 Karar sayılı ilamı ile bozma kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan temyiz incelemesinin yapılmak üzere dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na gönderilmesine karar verilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 07/06/2022 tarih 2019/(19) 11-255 Esas-2022/847 Karar sayılı ilamı ile davanın davalı bankadan alınan kredi kartından kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, dava değerinin 3.132,40 TL olup; dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 4077 sayılı Kanun’un 22/5. maddesi gereğince 2014 yılı için değeri 1.272,19 TL’nin altında kalan uyuşmazlıklarda Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerine başvuru zorunlu olup, bu miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar bakımından Hakem Heyetine başvuru zorunluluğu bulunmadığı gibi Büyükşehir statüsünde bulunan illerde kurulan il hakem heyetlerine başvuru sınırının 3.321,17 TL ise de 4077 sayılı Kanun’da il hakem heyetine başvuru zorunluluğu getirilmemiş olduğundan eldeki davada dava şartı gerçekleşmiş olduğundan mahkemece işin esasına girilerek hüküm kurulmasının isabetli olduğu, mahkemece belirtilen dava şartının eldeki davada gerçekleştiğinden bahisle verilen direnme kararının yerinde bulunduğu, işin esasına yönelik temyiz incelemesi yapılmadığından dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin esasa yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3.140,93 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 05/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.