Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/7433 E. 2009/6182 K. 06.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7433
KARAR NO : 2009/6182
KARAR TARİHİ : 06.10.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 110 ada 58 parsel sayılı 12300.36 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine temsilcisi, yasal süresi içinde taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli 110 ada 58 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya yasalar gereğince Devlete intikal eden yerlerle ilgisinin olmadığı, davalı lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaza ait toprak komisyonunca düzenlenen toprak komisyonu haritası, belirtmelik tutanağı ve krokisi ile mera haritası yöntemince uygulanmamış, zilyetlik tanıkları dinlenmek suretiyle zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve süresi yöntemince araştırılmamış, taşınmaza komşu 110 ada 72 parsel sayılı taşınmazın mera olduğu bildirildiği halde yöntemince mera araştırılması yapılmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak örnekleri ile dayanağı olan kayıt ve belgeler getirtilip dosya tamamlandıktan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, aynı yöntemle tespit edilecek taraf ve zilyetlik tanıkları, belirtmelik bilirkişileri ile önceki keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişileri ve katılımıyla keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden, nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazın öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, alınan beyanlar ile önceki keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişilerin beyanları arasında çelişki ortaya çıktığı takdirde giderilmeye çalışılmalı, komşu 110 ada 72 parsel sayılı mera parseli ile çekişmeli taşınmaz arasında doğal ya da yapay ayırıcı unsur olup olmadığı açıklığa kavuşturulmalı, toprak komisyonu haritası, belirtmelik tutanak ve krokisi ile mera haritası yöntemince uygulanmalı, fen bilirkişiye keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 06.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.