YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9556
KARAR NO : 2008/7572
KARAR TARİHİ : 24.11.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 121 ada 8 parsel sayılı 20985,20 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz fundalık vasfı nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda;davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş orman tahdidi dışında kalan tarım arazisi niteliğindeki yerlerden bulunduğu ve zilyetlikle mülk edinme koşullarının davacı taraf yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli bulunmamaktadır. Kadastro tutanağının edinme sebebine göre çekişmeli taşınmaz fiziki yapısı itibariyle zilyetlikle iktisabı mümkün olmayan orman vasfında olduğu ancak, kesinleşmiş orman tahdidi dışında bırakıldığı gerekçesi ile fundalık vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Eylemli durumuna göre çekişmeli taşınmazın kuzey ve batısında orman bulunmaktadır. Davacı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahallinde yapılan keşfe katılan ziraatçi bilirkişi çekişmeli taşınmazın 4-5 yıl süreyle kullanılmaması nedeni ile kuzey ve batısındaki ormanın etkisiyle üzerinde orman ağaç ve ağaççık kalıntılarının bulunduğunu bildirmiş; orman bilirkişisi ise, çekişmeli taşınmazın 1951 yılında yapılmış ve kesinleşmiş orman tahdidi dışında kaldığını belirtmiş ise de, uzman bilirkişi raporları hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Ziraatçı bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın imar ve ihya durumu açıklanmadığı gibi, orman bilirkişisi raporunda da kesinleşmiş orman tahdit haritası ve kadastro paftası ölçekleri denkleştirmek suretiyle ve tahdit sınır noktaları gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş orman kadastro sınırlarına göre konumu belirlenmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle mahkemece bölgeyle ilgili memleket haritası, hava fotoğrafları, amenajman planları ve kesinleşmiş olan orman tahdit harita ve mazbataları getirtilip dosya ikmal edildikten sonra çekişmeli taşınmazın başında yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, üç kişilik orman mühendisler kurulu ve üç kişilik ziraat bilirkişiler kurulu aracılığı ile yeniden keşif yapılmalıdır.Yapılacak keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan arazinin niteliği, ilk maliki, intikali ve kullanım hususunda maddi olaylara dayalı, ayrıntılı bilgi alınmalı, yargılama sırasında toplanan delillerin tutanağın edinme sebebi sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilip, aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, orman bilirkişi kurulu aracılığı ile hava fotoğrafları, memleket haritası,
amenajman planları, kesinleşmiş orman tahdit harita ve mazbataları zemine uygulanarak kapsamları belirlenmeli, bilirkişi kurulundan taşınmazın konumu toprak yapısı ve arazinin niteliği, orman olup olmadığını belirtecek şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazın kesinleşen orman tahdidinin dışında kalması halinde, yukarıda belirtilen şekilde yapılan uygulama ışığında ziraatçi bilirkişi kurulundan da çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olup olmadığı, imar ve ihyaya konu olup olmadığı, tarım arazisine dönüşüp dönüşmediği, imar-ihyası tamamlanmış ise ne zaman tamamlandığı hususlarında komşu parsellerle mukayeseli incelemeyi içerir ayrıntılı ve hükme yeterli rapor alınmalı, davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17. maddelerinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının oluşup oluşmadığı konusunda toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.