Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/6739 E. 2022/7768 K. 14.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6739
KARAR NO : 2022/7768
KARAR TARİHİ : 14.12.2022

MAHKEMESİ : İnebolu Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, asıl ve birleştirilen davada davalılar aleyhine 21.02.2011 ve birleştirilen davada 26.09.2011 tarihlerinde verilen dilekçeler ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kısmen kabul kısmen reddine, birleştirilen davanın reddine dair verilen 18.09.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

Dava ve birleştirilen dava; tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 133 ada 28 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit çalışmaları sırasında davalılar adına tespit gördüğünü, dava konusu parselin evveliyatında davacının kayınpederi …’ın annesi … adına kayıtlı iken …’ın taşınmaz ve içindeki ahşap iki katlı evi ölünceye kadar bakıp gözetmesi kaydı ile noterlikçe düzenlenmiş 20.05.1992 tarihli 20039 yevmiye numaralı sözleşme ile oğlu …’a devrettiğini, …’ın da İnebolu Noterliğinin 11.02.1998 tarihli ve 576 yevmiye sayılı ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile ahşap yapılı iki katlı ev ile etrafında bulunan bahçenin tamamını ölünceye kadar bakıp gözetmesi kaydı ile davacı …’a verdiğini, …’ın 2010 yılında vefat ettiğini, davacının …’a ölünceye kadar bizzat kendi evinde eksiksiz ve kusursuz olarak baktığını ancak, tapu kaydında halen …’ın hissedar olarak gözüktüğünü ve şerhler hanesindeki evin de yine …’a ait göründüğünü, bu kısmın ev ve bahçe olarak yüzölçümünün 1.500 m² olduğunu, bu kısmın tellerle ayrıldığını, dava konusu 133 ada 28 parsel nolu taşınmazın tapu kaydının ve …’ın hissesinin iptali ile 1.500 m²lik kısmın ve bu kısım içinde bulunan evin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar, davacının …’a bakmadığını, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, “asıl davanın kısmen kabul kısmen reddine, birleştirilen davanın reddine” karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup resen yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gerekir. Savunma hakkı, Anayasa’nın 36. maddesi ile güvence altına alınmış olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesinde de; “Hukuki dinlenilme hakkı” başlığı altında ayrıca düzenlenmiştir. Hakim, tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için Kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Buna göre hakim iddia ve savunma haklarını kullanabilmeleri için tarafları duruşmaya çağırmak zorundadır.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelince; dava konusu taşınmazda muhdesat şerhinin lehtarı … oğlu …’dan oğlu …’a intikal eden hissenin iptali ile davacı adına tesciline karar verildiği halde … oğlu …’ın mirasçılık belgesi temin edilmeksizin bir kısım mirasçılarının yokluğunda karar verildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle mahkemece, davada taraf olarak yer almayan … oğlu … mirasçıları; usulüne uygun şekilde dava dilekçesi tebliği ile davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik taraf teşkili ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.