Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/4247 E. 2022/7915 K. 21.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4247
KARAR NO : 2022/7915
KARAR TARİHİ : 21.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.10.2012 gününde verilen dilekçe ile tenkis talebi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.11.2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tenkis istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin murisi …’ın 01.06.2012 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçı olarak müvekkili ile davalıyı bıraktığını, murisinin bankalarda yüklü miktarla birikiminin bulunduğunu, ancak davalının bu birikimden bahsetmediğini, murisin bu birikimlerini ölmeden önce davalı oğlu adına geçirdiğinin kuvvetle muhtemel olduğunu, murisin sağlığında yaptığı bu tasarruflarla müvekkilinin saklı payına tecavüz edildiğini, müvekkiline ait saklı payın tenkisi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme ilk kararında davanın kabulü ile 5.000,00 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiş, bu hükmün davacı vekili ve davalı vekilince temyiz edilmesi üzerinde Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2015/18344 Esas, 2018/14774 Karar sayılı ve 21.11.2018 tarihli ilamı ile, “davalının dava dışı … Tanrıkulu ile aralarında yaptıkları 01.10.1999 tarihli trampa sözleşmesi ile edindiği 287 parsel sayılı taşınmazdaki A blok 2 No.lu bağımsız bölümün bedelinin mirasbırakan tarafından ödendiği iddiasının davacı tarafından usulünce kanıtlanamadığı gözetilerek tenkis hesabında dikkate alınmamasında bir isabetsizlik bulunmadığından, davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddine, davalının temyiz itirazına gelince; mahkemece hükme yeterli bir inceleme ve araştırma yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur. Şöyle ki, mirasbırakan adına kayıtlı 6 parça taşınmazın değeri tespit edilmemiş, yukarıda belirtilen ilkelere uygun bir tenkis hesabı da yapılmamıştır. Hâl böyle olunca, öncelikle mirasbırakana ait taşınmazların değerlerinin keşfen belirlenmesi, bundan sonra aktif ve pasif terekenin miktarı ile davalıya yapılan kazandırmaların açıkça belirlenerek usulüne uygun tenkis hesabı yapılması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. ” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkeme bozma ilamına uyularak, davanın kabulü ile 7.549,37 TL alacağın dava tarihi olan 04.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Bilindiği üzere, tenkis (indirim) davası, mirasbırakanın saklı payları zedeleyen ölüme bağlı veya sağlar arası kazandırmalarının (tebberru) yasal sınıra çekilmesini amaçlayan, öncesine etkili, yenilik doğurucu (inşai) davalardandır. Tenkis davasının dinlenebilmesi için öncelikli koşul, miras bırakanın ölüme bağlı veya sağlar arası bir kazandırma işlemi ile saklı pay sahiplerinin haklarını zedelemiş olmasıdır. Saklı payların zedelendiğinden söz edilebilmesi ise kazandırma konusu tereke ile kazandırma (temlik) dışı terekenin tümünün bilinmesiyle mümkündür. Tereke, miras bırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduğu mameleki kıymetler ile iadeye ve tenkise tabi olarak yaptığı kazandırmalardır. Bunlar terekenin aktifini oluşturur. Miras bırakanın borçları, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin bir aylık nafakası, terekenin defterinin tutulması, mühürlenmesi, cenaze masrafları gibi giderler de terekenin pasifidir. Belirtilen borçların aktiften indirilmesiyle net tereke oluşur. Tereke bu şekilde tespit edildikten sonra mirasın açıldığı tarihteki fiyatlara göre değerlendirilmesi yapılıp parasal olarak miktarının tesbiti gerekir. Miras bırakanın 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 564 üncü maddesinde belirlenen saklı paya tecavüz edip etmediği bulunan bu rakam üzerinden hesaplanır. Tasarruf oranı aşılmış ise tasarrufun niteliğine göre icap ederse kazandırma işleminde saklı payları zedeleme kastının bulunup bulunmadığı objektif (nesnel) ve subjektif (öznel) unsurlar dikkate alınarak saptanmalıdır. Zira tasarruf oranını aşan her kazandırmada saklı payları zedeleme kastının varlığından söz edilemez.
Mutlak olarak tenkise tabi tasarruflarda (ölüme bağlı tasarruflar veya TMK’nın 565 inci maddesinin 1., 2. ve 3 üncü bentlerinde gösterilenler) veya saklı payın ihlal kastının varlığı kesin olarak anlaşılan diğerlerinde, özellikle muayyen mal hakkında tenkis uygulanırken TMK’nın 570 inci maddesindeki sıralamaya dikkat etmek, davalı mahfuz hisseli mirascılardan ise aynı Kanunun 561 inci maddesinde yer alan mahfuz hisseden fazla olarak alınanla sorumluluk ilkesini gözetmek, dava konusu olup olmadığına bakılmayarak önce ölüme bağlı tasarruflarla davacının saklı payını tamamlamak, sonra sağlar arası tasarrufları dikkate almak gerekir. Bu işlem sırasında dava edilmeyen kişi veya tasarrufların tenkisi gerekeceği sonucu çıkarsa, davacının onlardaki hakkını dava etmemesinin davalıyı etkilemeyeceği ve birden çok kişiye yapılan teberru tenkise tabi olursa 563 üncü maddede düzenlenen alınanla mütenasip sorumluluk kuralı gözetilmelidir.
Davalıya yapılan tasarrufun tenkisine sıra geldiği takdirde, tasarrufun tümünün değeri ile davalıya yapılan fazla teberru arasında kurulan oranda (sabit tenkis oranı) tasarrufa konu malın paylaşılmasının mümkün olup olamayacağı (TMK 564. md.) araştırılmalıdır. Bu araştırma sonunda tasarrufa konu mal sabit tenkis oranında bölünebilirse, bu kısımlar bağımsız bölüm halinde taraflar adına tescil edilmelidir. Eğer gizli bağış yoluyla taşınmaz alınmış ise, taşınmaz değil ödenen değer tenkise tabidir. Bu durumda, ödenen paranın mirasın açıldığı gündeki değerine, o günden karar gününe kadar geçen süre içindeki toptan eşya fiyat endeksleri ile bu süre içinde oluşan nitelik ve imar değişikliği gibi fiyata etkili özel unsurlar hakkaniyet kuralları çerçevesinde uygulanarak değeri hakim tarafından belirlenmeli ve bu değerin sabit tenkis oranıyla çarpımından bulunacak naktin ödetilmesine karar verilmelidir.
Öte yandan, TMK’nın 565/4 üncü maddesinde düzenlendiği üzere mirasbırakanın saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yaptığı açık olan kazandırmalar tenkise tabidir.
Somut olaya gelince; mahkemece dosya içerisine alınan tapu bilgilerinin incelenmesinde, muris …’ın mülkiyet … sahibi olduğu taşınmazlar arasında Denizli ili, Merkez ilçesi, Dokuzkavaklar Mahallesi, 2523 ada 1 parsel sayılı taşınmazın da bulunduğu ancak Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2015/18344 Esas, 2018/14774 Karar sayılı ve 21.11.2018 tarihli bozma ilamı sonrasında murise ait taşınmazların değeri tespit edilirken 2523 ada 1 parsel sayılı taşınmazın değerinin tespit edilmediği, yukarıda belirtilen ilkelere uygun bir tenkis hesabının yapılmadığı anlaşılmıştır.
Hâl böyle olunca, öncelikle mirasbırakana ait 2523 ada 1 parsel sayılı taşınmazın da değerinin keşfen belirlenmesi, bundan sonra aktif ve pasif terekenin miktarı ile davalıya yapılan kazandırmaların açıkça belirlenerek usulüne uygun tenkis hesabı yapılması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken noksan araştırma ile yetinilerek yazılı şekilde tereke mevcudunun tamamı tespit edilmeden yapılan tenkis hesabı ile hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Ayrıca mahkemece davacı tarafça davalıya karşı yöneltilen konusu bu dava konusu ile aynı olduğu davacı tarafça iddia edilen Denizli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/337 Esas sayılı dava dosyasının bu dosya ile birleştirilmesi hususunun da değerlendirilmesi gerekirken, mahkemece birleştirme hususunun dikkate alınmaması doğru görülmemiş, açıklanan nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.12.2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.