YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4409
KARAR NO : 2009/6649
KARAR TARİHİ : 19.10.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 106 ada 5, 7, 10, 23 ve 215 ada 7 parsel sayılı 216.49, 1652.26, 9870.29, 2626.29 ve 3573.81 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan irsen ve taksimen intikal ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 106 ada 5, 7, 23 ve 215 ada 7 sayılı parseller … mirasçıları adına verasette iştirak şeklinde; 106 ada 10 sayılı parsel ise 1/2 payı … mirasçıları, 1/2 payı da … mirasçıları adına verasette iştirak şeklinde tespit edilmiştir. Davacı … …, yasal süresi içinde … mirasçılarını hasım göstermek suretiyle taşınmazların ortak kök muris…’den kalan yerlerden olup, paylaşılmadığı ve murisi … … mirasçılarının da payları bulunduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişme konusu 106 ada 5, 7, 10, 23 ve 215 ada 7 sayılı parsellerin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm davacı … … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazları davalı tarafın 20 yılı aşkın bir zamandan beri kullandığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; Mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacı taşınmazların ortak kök murisden kaldığı, mirasçılar arasında paylaşım yapılmadığı mirasçı olan annesi …’den dolayı miras paylarının bulunduğu iddiasına dayanmış, çekişme konusu 106 ada 10 sayılı parselde … mirasçıları adına tespit edilen paya yönelik davası olmadığını açıklamıştır. Davalı taraf ise taşınmazların öncesinin babaları…’e ait olduğu, ölümü ile kendilerine kaldığı savunmasında bulunmuş ancak, babalarının taşınmazları ne şekilde edindiğini açıklamamışlardır. Dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları ve tüm dosya kapsamından taşınmazların 1918 yılında ölen ortak muris… oğlu İsmail’den kaldığı, ölümü ile mirasçı olarak eşi … ve evlatları davalıların murisi…, davacının murisi … ile …ve …a intikal ettiği kök murisin ölümü üzerine terekesi usulüne uygun biçimde paylaşılmamış ise de, tek erkek evlat olan…’in babasının ölümünden sonra taşınmazları kullanmaya devam ettiği anlaşılmaktadır. Davalı taraf paylaşım iddiasına da dayanmamıştır. Hal böyle olunca davalı … mirasçıları adına tespit edilen çekişmeli taşınmazlar ile 106 ada 10 sayılı parselde … mirasçıları adına tespit edilen payın, murisi…’in 1918’de ölümü ile mirasçılarına kaldığı ve terekesinin paylaşılmadığı gözönüne alınarak davacının murisi …’ya ait pay mirasçılarına verilmek suretiyle, kalan payların tespit gibi … mirasçıları davalılar adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 19.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.