Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/5753 E. 2009/6793 K. 20.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5753
KARAR NO : 2009/6793
KARAR TARİHİ : 20.10.2009

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında, fazla ödenen kooperatif kredi borcunun istirdadı istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, davalı kooperatifin üyesi olan müvekkili hakkında müşterek ve müteselsil borç senedine dayalı olarak 3.048,68-YTL tahsilât yapıldığını, ancak davacının böyle bir borcunun bulunmadığını, senetteki imzanın sahte olduğunu ileri sürerek, anılan meblağın 18.08.2003 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davaya konu senetteki imzanın davacıya ait olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, anılan meblağın dava tarihinden itibaren temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, fazladan ödenen kredi borcunun istirdadı istemine ilişkin olup, yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacının yaptığı ödemenin geri istenip istenemeyeceği hususunun BK’nın 62. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gibi, kabule göre de, davalı vekilinin zamanaşımı def’i konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması nedeniyle yapılan araştırma, inceleme ve değerlendirme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. BK.62 md. hükmüne göre, “borçlu olmadığı şeyi ihtiyariyle veren kimse hataen kendisini borçlu zannederek verdiğini ispat etmedikçe onu istirdat edemez.” Mahkemece, davacının ödemesinin anılan hükme göre değerlendirilmesi, bundan sonra istirdat koşullarının bulunduğunun kabulü halinde, iddia ve savunmaya göre taraflar arasındaki ilişkinin hukuki niteliği ve zamanaşımı def’i de değerlendirilmek suretiyle ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, sair hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 20.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.