Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/255 E. 2008/3777 K. 27.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/255
KARAR NO : 2008/3777
KARAR TARİHİ : 27.05.2008

MAHKEMESİ : … 6. İcra Mahkemesi

İİK’nun 333/a maddesine muhalefet etmek suçundan sanık … hakkında açılan davanın İİK’nun 347. maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmiş; hüküm, yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C. Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Sanığın üzerine atılı bulunan ticari işletmede yöneticinin sorumluluğu fiili 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 5358 sayılı Yasa’nın 4. maddesi ile değişik 333/a maddesi birinci fıkrasında düzenlenmiş olup, buna göre; “Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastıyla ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara soktukları takdirde, bu işlem ve eylemlerin başka bir suç oluşturmaması halinde, alacaklının şikayeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası” ile cezalandırılacağı öngörülmektedir. Görüleceği üzere suçun oluşumu için borçlu şirketin ödeme gününe sahip olmasına rağmen şirket yöneticisi alacaklıları zarara uğratmak kastıyla ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyecek ve bu eylemi nedeniyle de alacaklılar zarara uğramış olacaklardır.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, sanığın anonim şirketin yöneticisi olduğu, şirket borcundan dolayı alacaklı … ve Kredi Bankası vekili tarafından … 14. İcra Müdürlüğünün 1999/4930 esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığı, şikayetçi vekilince 26.1.2004 havale tarihli şikayet dilekçesi ile, borçlu şirket hakkında yapılan icra takibinin 11.12.2003 tarihinde acze bağlandığını, sanığın, yetkilisi bulunduğu şirketin müvekkili bankaya olan bakiye borçlarını ödemeyerek bankayı bilerek ve kasten zarara uğrattığını ileri sürerek şikayette bulunmuş ise de, yukarıda sözü edilen icra dosyasının incelenmesinde, alacaklı şirketin 4.6.1999 tarihinde 848.068.418.686 TL tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatarak borçlu şirkete icra emri tebliğ ettirdiği, borçlu şirkete ait değişik il ve ilçelerdeki ipotekli taşınmazların satış sonucunda borç miktarı olan 548.590.000.000 TL için 24.10.2003 tarihinde rehin açığı belgesinin alacaklı vekiline verildiği anlaşılmaktadır.
Sanığın üzerine atılı bulunan ve İcra ve İflas Kanun’nun 333/a maddesinde düzenlenen suç 17.7.2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanun’un 90. maddesi uyarınca 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’na eklenmiştir. Suç tarihindeki mevzuata göre görevli mahkemenin Asliye Ceza Mahkemesi olması nedeniyle şikayet süresi 765 sayılı TCK’nun 108. maddesine göre belirlenmesi gerektiğinden, şikayet süresi altı aydır. İcra ve İflas Kanunu’nun 333/a maddesinde düzenlenen suçun oluştuğunun anlaşılabilmesi için şirketin ödeme gücüne sahip olup olmadığının bilinmesine ihtiyaç vardır. İİK’nun 333/a maddesinin yürürlüğe girdi
17.7.2003 tarihinden sonra alacaklının, borçlu şirketin ödeme gücünün olduğunu bildiği tarihten sonra altı aylık şikayet süresinin başlayacağının kabulü gerekir. Bu da genellikle üç ayda bir verilen kurumlar vergisi beyannamesi veya 31 Aralık tarihi itibariyle düzenlenmesi gereken bilanço ile ortaya çıkabilecektir. Hal böyle olunca 24.6.2004 tarihinde yapılan şikayetin süresinde olduğu kabul edilmelidir.
Dosyanın incelenmesi sonucunda ise, alacaklı şirketin 848.068.418.686 TL’nin tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla … 14. İcra Müdürlüğünün 1999/4930 sayılı dosyası üzerinden başlattığı takipte borçlu şirkete ait ipotekli taşınmazlarını icra marifetiyle sattırmasına rağmen 548.590.000.000 TL bakiye alacağının kaldığı borçlu şirketin haczi kabil malının da bulunmadığı, talep üzerine de bakiye alacak miktarı kadar rehin açığı belgesinin düzenlenerek alacaklı vekiline verildiği anlaşılmaktadır. Borçlu şirkete ait taşınmazların satılması ve haczi kabil malının bulunmaması nedeniyle de, icra takibine başlandığı tarihten itibaren ödeme gücünün bulunmadığının kabulü gerekir. Sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığından beraati yerine şikayetin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle İİK’nun 347. maddesi gereğince davanın düşürülmesine karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulması gerekmekte ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükümdeki (1) numaralı bentteki “Sanık hakkındaki davanın İİK’nun 347. maddesi gereğince düşürülmesine” ifadesinin çıkartılarak yerine “unsurları oluşmayan suçtan dolayı sanığın BERAATİNE” yazılmak suretiyle düzeltilerek ONANMASINA, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 303/1-a maddesi uyarınca değişik gerekçe ile ve kısmen isteme uygun olarak 27.5.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.