Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/1899 E. 2007/1679 K. 10.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1899
KARAR NO : 2007/1679
KARAR TARİHİ : 10.05.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 107 ada 156 parsel sayılı 269.001 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşlık ve kayalık yerlerden olması nedeniyle Hazine adına tespit ve 21.1.1994 tarihinde tescil edilmiştir. Davacı …, 31.7.2003 tarihli dava dilekçesiyle tapu kaydı ile 190.000 metrekare olarak adına tespit edilmesi gereken 107 ada 16 parsel sayılı taşınmazın eksik tespit edildiğini, eksik kısmın Hazine adına tespit ve tescili yapılan taşınmazda kaldığı iddialarına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının davasının kabulüne dair verilen karar Hazine vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 22.9.2006 tarihli kararı ile bozulmuştur. Bozma kararında özetle; “davacı dayanağı kaydın yüzölçümünün ihdasında 14709 metrekare olduğu, mütegayyip eşhastan metruken oluşturulduğu ve Nizip Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.11.1964 tarihli Hazinenin taraf olmadığı ilamı ile yüzölçümünün 190.000 metrekareye çıkarıldığı; taraf olmadığı ilamın Hazineyi bağlamayacağı ve kaydın ihdasındaki miktarı esas alınarak davanın reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulmuştur. Davacı …, 29.12.2003 tarihli dava dilekçesi ile 107 ada 45 ve 46 parsellerin devamında ve çekişmeli taşınmaz içinde kalan yaklaşık 37.000 metrekare kısmı satın alıp fıstık tarlasına dönüştürdüğünü bildirerek dava açmış; bu dava 12.12.2006 tarihli karar ile …’ın açtığı dava ile birleştirilmiştir. Mahkemece dava dosyaları birleştirildikten sonra; davacıların davalarının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … ve davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacı …’ın yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun hakkındaki hükmün ONANMASINA,
2- Davacı …’ın temyiz itirazlarına gelince; davacı hak düşürücü süresi içinde satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmış, mahkemece öncesi Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşlık ve kayalık vasıftaki taşınmazın imar ve ihyasının tamamlanmadığı, davacı yararına edinme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz istemi, fen bilirkişi raporunda (156/B) olarak gösterilen kısma yönelik olup, mahkemece yapılan araştırma ve

2007/1899-1679 S/2

inceleme hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz üzerinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi, davacı tanığı ve tespit bilirkişileri çekişmeli taşınmazın öncesi ekilen arazi iken 1957 yılında davacı tarafından satın alınarak fıstık bahçesi haline getirildiğini, taşınmaz üzerindeki taşların önceki malik tarafından temizlendiğini bildirmişlerdir. Keşfe katılan ziraat bilirkişi de dava konusu olan ve bilirkişi raporunda (156/B) olarak gösterilen taşınmazın, davacıya ait 45 ve 46 taşınmazlar ile en az 35 yıldan beri kültür tarımı yapılan kapama fıstık bahçesi olduğunu rapor etmiştir. Keşif tutanağında ifade edilen mahkeme gözlemi de beyanları doğrular ve uzman ziraat bilirkişi raporu ile uyumlu olarak tutanağa geçmiştir. Eksik ve yetersiz araştırma ile dosyadaki bilgi ve raporlarla uyumlu olmayan şekilde hüküm kurulamaz. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahallinde, usulen belirlenecek mahalli bilirkişiler, usulen bildirilecek taraf tanıkları ve üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu ile yeniden keşif yapılarak taşınmaz üzerinde davacı ve bayii tarafından başlatılan imar-ihyanın tamamlanıp tamamlanmadığı ile davacı yararına zilyetlikle edinme koşullarının süre ve nitelik olarak gerçekleşip gerçekleşmediği maddi olaylara dayalı olarak usulen sorulup saptanmaya çalışılmalı; ziraatçı bilirkişiler kurulundan taşınmazın niteliği ile ilgili rapor alınmalı, uzman fen bilirkişisine keşfi izlemeye olanak verir rapor ve kroki düzenlettirilmeli böylece davacı lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14-17. maddesi koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği saptanmaya çalışılmalı, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Davacı …’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA 10.5.2007 gününde oybirliği ile karar verildi