YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/924
KARAR NO : 2009/6208
KARAR TARİHİ : 06.10.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında, kooperatif üyeliğine dayalı menfi tespit ve ihraç kararının iptali istemlerine ilişkin asıl ve birleşen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, asıl davada müvekkilinin davalı kooperatif üyesi olduğunu, kooperatif tarafından müvekkiline gönderilen ihtarname ile toplam 19.824.932.150-TL (19.824,93 YTL) borçlu olduğunun bildirildiğini ve birleşen davada ise haksız olarak kooperatif üyeliğinden ihraç edildiğini ileri sürerek, asıl davada müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini ve birleşen davada ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının istenilen meblağda borcun bulunduğunu, bu nedenle de ihraç edildiğini savunarak, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir. Mahkemece, alınan bilirkişi raporları doğrultusunda, davacının toplam 21.755,02-YTL borcunun bulunduğu, buna göre ihraç kararının da doğru olduğu gerekçeleriyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak davacı vekilinin, müvekkilinin üyelikten ihraç kararının iptali istemi hakkındaki birleşen davanın reddine ilişkin karar doğru değildir. Zira menfi tespite ilişkin asıl davanın açıldığı 04.12.2003 tarihinden sonra, 13.01.2004’te davacı hakkında ihraç kararı verilmiş olup, ihtarnamelerde yazılı borca ilişkin olarak daha önce menfi tespit davası açılmış olduğundan, bu davanın sonucu beklenmeden ortak hakkında ihraç kararı alınmaması gereklidir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 16. ve 27. maddesi hükümleri uyarınca, üyeye bildirilen borç miktarının gerçek borç miktarını yansıtması gereklidir. Ancak somut olayda olduğu gibi, gerçek borcun tespiti için açılmış bir menfi tespit davası var ise bu dava sonuçlanmadan ihtarname ile bildirilen borç miktarının gerçek borç miktarı olup olmadığı henüz ortaya çıkmamış olacağından, bu ihtarnamelerin dayanak yapılması suretiyle ihraç kararı verilemeyeceğinin kabulü gereklidir. Bu itibarla, mahkemece, asıl davanın varlığı gözetilerek, bu gerekçe ile birleşen davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde birleşen davanın reddine karar verilmiş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 06.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.