YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2484
KARAR NO : 2007/3917
KARAR TARİHİ : 24.10.2007
MAHKEMESİ : Ankara 5. İcra Mahkemesi
İİK’nun 332. maddesine muhalefet suçundan borçlu sanık …’nün beraatine karar verilmiş; hüküm, yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden Yargıtay C.Başsavcılığı’nın bozma istemli tebliğnamesi ile dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Şikayetçi vekili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği 20.05.2005 havale tarihli dilekçesiyle, borçlu sanığın İİK’nun 331. ve 332. maddeleri uyarınca cezalandırılmasını talep etmiş, Ankara C.Başsavcılığının 16. Asliye Ceza Mahkemesine hitaben düzenlenen 27.05.2005 tarih, 2005/55929 Hz., 2005/24133 esas ve 2005/13710 sayılı iddianamesi ile borçlu sanığın sadece İİK’nun 332.maddesinden cezalandırılması istenmiş, fakat İİK’nun 331.maddesine iddianamede yer verilmediği gibi, bu suçtan dolayı verilmiş bir ek kovuşturmaya yer olmadığı kararının da bulunmadığı, Ankara 16.Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2005 tarih, 2005/457-865 sayılı kararıyla sanığın üzerine atılı eylemin yürürlüğe giren 5358 sayılı Yasa ile değişik 346/son maddesine göre İcra Mahkemesinde bakılması gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, görevli icra mahkemesince yapılan yargılama sırasında 24.1.2006 tarihli duruşmada hazır olan şikayetçi vekili, kendisine okunan görevsizlik kararına karşı bir diyeceğinin bulunmadığını söylemesi ve zamanaşımı süresi içerisinde her zaman İİK’nun 331. maddesine muhalefet suçundan dava açılmasının mümkün olması karşısında, İİK’nun 331.maddesine aykırılık suçundan dolayı hüküm kurulmaması bir eksiklik olarak görülmemiştir.
1- Anayasa’nın 141.,CMK’nun 34,230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin, sanığın eyleminin ve suçun ne olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken bu ilkelere uyulmadan ve beraate ilişkin kabulün hangi delillere dayandığı açıklanmadan, hüküm kurulması,
2- Borçlu sanığa isnat olunan İİK’nun 332.maddesi “Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu, adet üzere tecviz edilemiyecek bir hiffetle hareket ederek veya haddinden ziyade masraflar yaparak yahut cüretli talih oyunlarına veya basiretsizce spekülasyonlara girişerek yahut işlerinde ağır ihmallerde bulunarak aczine kendi fiili ile sebebiyet verir yahut vaziyetinin fenalığını bildiği halde o gibi hareketlerle bu fenalığı ağırlaştırırsa, aleyhine aciz belgesi istihsal edildiği veya alacaklı alacağını istifa edemediğini ispat ettiği takdirde, onbeş günden altı aya kadar hapis cezasiyle cezalandırılır. Konkordato mühleti talebinden önceki iki yıl içinde birinci fıkradaki fiilleri işleyen borçlu hakkında da bu hükümler uygulanır. Bu suç alacaklının şikâyeti üzerine takip olunur. Borçluyu fazla borç altına girmeye veya talih oyunu ile spekülasyonlarda bulunmaya sevk etmiş yahut ağır faiz almak suretiyle zaafından istifade etmiş olan alacaklıların şikâyet hakkı yoktur” şeklinde düzenlendiği dikkate alındığında, borçlunun kendi aczine ne suretle sebebiyet verdiği araştırılmaksızın, eksik inceleme ile beraatine karar verilmesi,
3- Kabule göre; borçlu sanığın beraatine dair kararın gerekçe kısmında delil yetersizliğine, hüküm kısmında ise borçlu sanığa isnat edilen eylemin suç oluşturmayacağına dayanılarak karar verilmek suretiyle hükmün karıştırılmasında,
İsabet görülmemekle, hükmün istem gibi BOZULMASINA 24.10.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.