YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3643
KARAR NO : 2022/7617
KARAR TARİHİ : 01.11.2022
MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada … 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 02.10.2019 tarih ve 2018/307 E- 2019/599 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 25.01.2021 tarih ve 2019/2683 E- 2021/56 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacıların murisi …’ın davalı şirketin Anadolu Bankası … Şubesinden kullanmış olduğu kredinin dayanağı genel kredi sözleşmesinde davalı şirket lehine kefil olduğunu ve aynı zamanda davalı şirketin ortağı olduğunu, mirasçıların murisin ölümünden sonra hisselerini devrettiklerini, murisin vefatı sonucunda genel kredi sözleşmesindeki kefilliğinden dolayı Unıco Sigorta A.Ş. tarafından 27/01/2009 tarihinde dava dışı bankaya 269.800,00 TL ödeme yapıldığını, murisin kefaleti sebebiyle ödenen bu para sonucunda davalı şirketin borçtan kurtulduğunu, davacıların garantör ferdi kaza sigortası kapsamında ödenen miktarı çok sonra öğrendiğini, davalı şirketin ortağı olan amcalarının miras yolu ile kalan hisselerini şirketin borçlu olduğunu söyleyerek hiç bir bedel ödemeden ellerinden aldığını ileri sürerek, davacıların murisi adına sigorta şirketi tarafından bankaya davalı lehine ödenmiş olan 269.800,00 TL’nin 27/01/2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, talebin zaman aşımına uğradığını, kefilin talepte bulunabilmesi için alacaklıya ödeme yapmasının gerektiğini, kefil tarafından yapılan bir ödeme bulunmadığını, bankaya yapılan ödemenin kaynağının davalı şirket ile Aviva (Unico) Sigorta şirketi arasında bulunan sigorta ilişkisi olduğunu, sigorta ettirenin Onka İnş. Tur. Ltd. Şti., sigortalının …, dain-i mürtehin’in Anadolubank A.Ş. olduğunu, poliçe priminin de davalı şirket tarafından ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılama, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davacıların murisi tarafından veya adına kefil sıfatıyla yapılan bir ödeme bulunmadığı, davalının sigorta ettiren olduğu, sigorta primlerinin davalı tarafından yatırıldığı, davacıların, murislerinin kefaleti nedeniyle davalı şirketten talepte bulunmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacılar vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, 25/10/2008 tarihli Garantör Ferdi Kaza Poliçesinin incelenmesinde, sigortalının “…”, sigorta ettirenin “Onka İnş. Taah. Tur. Ltd. Şti.” olduğu, poliçede “kredi borçlusuna kefalet verenlerin, borcun devam ettiği süre içinde ölümü veya sürekli sakat kalması durumunda; teminat miktarı ile sınırlı olmak üzere, kredi borcunun dain-i mürtehin sıfatındaki bankaya, bakiye tazminat olduğu durumlarda bu miktar kanuni varislerine ödenmesine ilişkin açık hüküm bulunduğu”, davacıların murisi tarafından veya davacılar tarafından bankaya yapılan bir ödeme bulunmadığı, davalının sigorta ettiren olduğu, davacıların davalıdan murislerinin kefaleti nedeniyle talepte bulunmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, garantör ferdi kaza sigortası poliçesi kapsamında muris kefil adına yapılan ödemenin rücuuna ilişkindir. Muris …’ın şahsen davalı şirketin tüm kredi borçlarının müteselsil kefili olduğu, poliçenin de müteselsil kefaletin teminatını oluşturduğu, dava dışı bankanın dâin-i mürtehini konumuna haiz bulunduğu, davalının sigorta ettiren olarak davacıların murisinin menfaatine, onun adını belirterek sigorta yaptırdığı, bu sigorta sözleşmesinden doğan hakkın sigortalı murise dolayısı ile davacılara ait olduğu anlaşılmakla (TTK m 1454/1), muris Reyhan’a tanzim edilmiş sigorta poliçesinden kredilerden kaynaklanan alacağını tahsil edildiği ve böylece yapılan ödemenin, sigorta poliçesi kapsamında muris …’ın kefaletine karşılık davalı şirket lehine yapılan bir ödeme olduğu açıktır. Bu nedenle yapılan ödemenin muris tarafından yapılmış bir ödeme olarak kabulü gerekir. Muris kefilin rücu koşulları varsa mirasçıları da asıl borçluya rücu edebilir. Bu durumda kefilin rücu koşulları değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, somut olaya uygun olmayan yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, 01/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.