YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3713
KARAR NO : 2007/3514
KARAR TARİHİ : 03.10.2007
MAHKEMESİ :AĞIR CEZA MAHKEMESİ
Nafaka borcunu ödememek suçundan sanık …’ın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337.maddesi gereğince 10 gün disiplin hapsi cezası ile cezalandırılmasına dair, Bakırköy 2.İcra Mahkemesinin 13.07.2006 tarihli ve 2005/294 esas, 2006/916 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile İcra Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın gereği için Bakırköy 2. İcra Mahkemesine gönderilmesine ilişkin Bakırköy 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 15.09.2006 tarihli ve 2006/761 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, Bakırköy 2.İcra mahkemesince verilen kararın, sanığın vekili olduğundan bahisle Avukat Yusuf Çiftçi’ye tebliğ edildiği anlaşılmış ise de, adı geçen avukatın Bakırköy 3.Aile Mahkemesinin 2004/657 esas sayılı dosyasında yürütülen boşanma davasında sanığn vekilliğini üstlendiği, bu dosyaya söz konusu avukat tarafından herhangi bir vekaletname ibraz edilmediği ve duruşmaya katılmadığının anlaşılması karşısında adı geçenin bu hususu belirterek verdiği 17.08.2006 tarihli itiraz dilekçesi üzerine Bakırköy 3.Ağır Ceza Mahkemesince verilen itirazın kabulü kararı hukuki değerden yoksun olduğu düşünülerek, Bakırköy 2.İcra mahkemesince verilen 13.07.2006 tarihli karara yönelik olarak yapılan incelemede;
Takip dosyasında borçlu sanığa icra emri tebliğ edilmediği gibi, yargılama sırasında da sanığa meşruhatlı davetiye tebliğ edilmediği gözetilmeden mahkumiyet hükmü kurulmasında,
Şikayetçi vekilinin sanık hakkında nafaka borcunu ödememekten dolayı İİK’nun 344.maddesi gereğince cezalandırılması talebiyle şikayetçi olduğu halde, yazılı şekilde aynı Kanun’un 337.maddesine göre karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 11.07.2007 gün ve 37063 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 10.08.2007 gün ve K.Y.B.2007/162805 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Borçlu sanığın takibe dayanak olan Bakırköy 3.Aile Mahkemesinin 2004/657 esas sayılı dosyasında vekili olan, fakat icra mahkemesindeki dava dosyasında vekaleti bulunmayan duruşmada temsil etmeyen avukat Yusuf Çiftçi’ye cezalandırılma kararının tebliğini müteakip avukatın itirazı üzerine Bakırköy 3.Ağır Ceza Mahkemesince verilen karar hukuki değerden yoksun olduğundan inceleme, Bakırköy 2.İcra Mahkemesince verilen 13.07.2006 tarih ve 2005/294 esas, 2006/916 karar sayılı dosyasına yönelik olarak yapılmıştır.
Dosya kapsamına göre; Kural olarak tebligat, tebliğ yapılacak şahsın bilinen son adresine yapılır. Ancak tebliği alacak kişinin müracaatının bulunması, kabulü koşuluyla her yerde yapılabilir. (Teb.K.M.10) Tebligatı, tebliğ muhatabı adına almaya yetkili kimseler yasayla ayrıca belirtilmiştir. Buna göre tebligat vekil vasıtası ile takip edilen işlerde vekile (Teb.K.M.11) yapılacağı açıkça düzenlenmiştir. Borçlu sanık hakkında Bakırköy 6.İcra Müdürlüğü’nün 2004/8468 esas sayılı takip dosyasıyla takibe başlandığı, ancak icra emrinin borçlu sanığa tebliğ edilmediği, bu durumda isnat edilen suçun oluşmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesi isebetsizdir.
Borçlu sanığa isnat edilen suçun oluşmadığının anlaşılması karşısında tebliğname ile talep edilen diğer hususların tartışılmasında hukuki yarar görülmemiştir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının yazılı emre atfen düzenlediği tebliğname kısmen yerinde görülmekle ve kanuna aykırılığın giderilmesinin de başkaca çözümünün bulunmadığı anlaşılmakla, uygulamada birliğin sağlanması amacıyla Bakırköy 2.İcra Mahkemesinin 13.07.2006 gün ve 2005/294 esas ve 2006/916 sayılı kararının BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMY’nın 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Sanık …’ın beraatine, borçlu sanığa verilen cezanın çektirilmemesine,sair işlemlerin mahallinde ifasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 3.10.2007 gününde oy birliği ile karar verildi.