YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3363
KARAR NO : 2009/10166
KARAR TARİHİ : 30.06.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ile davalılardan Güriş İnş.Müh.AŞ vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalı Güriş A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalı davacının manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının iş kazası sonucu % 38 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının % 30 davalı işverenlerin % 70 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar aDı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 38.000,00 TL. manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 45.000,00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı kararı diğer davalı şirketin temyiz etmediğide gözetilerek düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıdaki açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine;
“1- 45.000,00 TL manevi tazminatın 27.03.2001 olay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalı Güriş İnş. Müh. A.Ş’nin sorumluluğu 38.000.00 TL ve bu miktara olay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiz ile sınırlı olmak üzere her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazla manevi tazminat talebinin reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 4.900,00 TL avukatlık ücretinin davalı Güriş İnş.Müh.A.Ş.sorumluluğu 4.200,00 TL ile sınırlı olmak üzere her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 3.700,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak avukatla temsil edilen davalı Güriş A.Ş’ye verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan toplam 34,30 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan takdiren 20,00 TL’sının davalı Güriş A.Ş.’nin sorumluluğu 18,00 TL’sı ile sınırlı olmak üzere her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Alınması gereken 2.430,00 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin yatırılan 1.012,50 TL nin düşümüyle kalan 1.417,50 TL nisbi harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, davacı tarafından peşin yatırılan 1.012,50 TL nispi harç ile 14,00 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.026,50 TL harç giderinin davalı Güriş A.Ş.nin sorumluluğu 648,50 TL ile sınırlı olmak üzere her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA,60.00 TL temyiz başvuru harcının taraflarca yatırılmış olduğu anlaşılmakla ,fazla alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 30.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.