Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/2394 E. 2006/2946 K. 17.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2394
KARAR NO : 2006/2946
KARAR TARİHİ : 17.04.2006

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 115 ada 6, 16, 117 ada 12, 15, 18, 118 ada 8, 9, 119 ada 9, 11, 45, 57, 121 ada 5 parsel sayılı ve muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlar satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacılar … …, … ve …, yasal süresi içerisinde taşınmazlara ortak muris …’a ait olup tüm mirasçılarının adına tespitin yapılması gerektiği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddi ile çekişme konusu tüm taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davaya konu taşınmazların davacıların murisi …’a ait iken 31.5.1985 tarihli senet ile davalı …’a satılıp teslim edildiği, bu suretle tapuda kaydı olmayan taşınmazlar üzerinde davacıların bir hak ve alakasının kalmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. çekişmeli taşınmazlar davacıların murisi …’a ait iken satış suretiyle davalıya intikal ettiği ve halen O’nun zilyetliğinde bulunduğu belirtilerek davalı adına tesbit edilmiş, davacılar irsen intikale ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece davaya konu parsellerin tutanak aslı ve ekleriyle komşu parsel tutanakları getirtilip mahallinde keşif icra edilmiş ve dayanılan senedin taşınmazları kapsadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuştur. Çekişmeli taşınmazların davacıların ortak miras bırakanı …’ye ait olduğu ve ölümünden sonra ’nin terekesinin taksim edilmediği hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık … tarafından taşınmazın torunu olan davalıya satılıp satılmadığı konusundadır. Tesbite esas olan ve davalı tarafın dayanağını oluşturan 31.5.1985 tarihli satış senedi satıcının mührünü taşımaktadır. Bu tür senetlerin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Dayanılan senette ihtiyar heyeti üyelerinden sadece … …’in imzasının bulunup senedin yeterli üye tarafından imzalanmamış olması ve satıcının mührü kullandığı sırada muhtar, ihtiyar heyeti üyeleri ve tanıkların hazır bulunduklarının senette ismi yazılı muhtar, ihtiyar heyeti üyesi ve tanıklar dinlenilmek sureti ile saptanmamış olması nedeniyle söz konusu senedin usulün 297. maddesine uygun olarak düzenlendiğini kabul etmek mümkün değildir. Ancak, senedin usulüne uygun olarak düzenlenmemesi nedeniyle geçersiz olması halinde satışın da geçersiz olduğundan bahsedilemez. Taraflar arasındaki satışın diğer her türlü delille isbatı mümkündür. Mahkemece bilgisine başvurulan bilirkişi ve tanıkların hiç birisi satış konusunda yeterli bilgi vermemiştir. Bu itibarla mevcut delillere dayanılarak davaya konu taşınmazların muris tarafından davalıya satıldığının kabulü mümkün değildir.
Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için taraflardan senet dışındaki tüm delilleri sorulup celbedilmeli, bundan sonra mahallinde yapılacak keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve özellikle senette imzası bulunan muhtar ve ihtiyar heyeti üyesiyle tanıklardan taşınmazların satışı konusundaki tüm bilgileri sorulup saptanmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece usulüne uygun olarak düzenlenmeyen senede itibar edilip başkaca hiçbir araştırma yapılmadan yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, olduğu gibi davaya konu olup araştırma yapılan taşınmazlar 117 ada 12 ve 18 parseller olduğu halde kararda 117 ada 8 ve 13 numaralı parseller hakkında hüküm kurulmuş bulunması da usul ve yasaya aykırı, temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 17.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.