YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9954
KARAR NO : 2008/7896
KARAR TARİHİ : 15.12.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 232 ada 9 parsel sayılı 448,40 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak eksik kalan payının karşılığı olan bölümün kendisine verilmesi için dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişisinin ek rapor ve krokisindeki (A) harfi ile gösterilen 75,21 metrekare yüzölçümündeki kısmın ifrazı ile 232 ada 8 parsele eklenmek suretiyle davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarafların ortak murisi Mustafa …’a ait iken ölümü ile mirasçıları arasında yapılan taksim sonucu davalıya isabet edip uzun süredir davalının kullanımında olmasına rağmen davalının kısmen davayı kabul etmiş olması ve taşınmazın, fen bilirkişisinin ek rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 75,21 metrekare yüzölçümündeki bölümünün paylaşma sonucu davacıya kalmış olduğu gerekçesi ile hüküm kurulmuştur. Ancak davalı … davacı … …’a ait komşu 232 ada 8 sayılı parselinden çekişmeli olan 232 ada 9 sayılı parseli lehine geçit hakkı verilmesi şartıyla davayı kabul edeceğini beyan etmiştir. Davalının duruşma sırasında alınan ve mahkemece, davayı kısmen kabul olarak değerlendirilen beyanının şarta bağlı olduğu açıktır. Şartın gerçekleştirilmiş olduğu usulen kanıtlanmadıkça şarta bağlı kabul hukukça değer taşımaz. Uzun süreli nizasız kullanım taksimin karinesi olduğu gibi, … terekesinin mirasçıları arasında paylaşıldığı ve davalının taşınmaz üzerinde 20 yıldan fazla süredir bağımsız zilyetliğinin bulunduğu mahkemenin de kabulündedir. O halde, usulüne uygun olarak yapılan taksimde paylar arasında eşitlik aranmayacağı, şarta bağlı kabule değer verilemeyeceği ve davalı yararına 3402 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülen zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleşmiş olduğu dikkate alınarak davanın reddine, taşınmazın tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmesi gerekir. Davalı …’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.