YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6531
KARAR NO : 2023/376
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Davanın niteliğine göre, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı CMK’nın 299. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 24.08.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının 24.11.2012 tarihinde gözaltına alınıp, 27.11.2012 tarihinde tutuklandığını, 22.05.2013 tarihinde tahliye edildiğini, … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/178 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunda beraat ettiğini belirterek 10.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebinde bulunmuştur.
2. Davalı vekili 02.10.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, davacının kendi kusuruyla tutuklanmasına neden olduğuna, yapılan işlemlerin yasal olduğunu, tazminat koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2018 tarihli ve 2017/410 Esas, 2018/74 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 29.01.2019 tarihli ve 2019/173 Esas, 2019/163 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2021 tarih 2019/31957 sayılı tebliğnamesi ile kararın onanması talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; kesinleştirme işleminin 17.09.2017 tarihinde yapılması nedeniyle dava açma süresinin bu tarihten başlaması gerektiğine, kesinleşme şerhinin davacıya tebliğ edilmediğine; dolayısıyla davanın süresinde olduğundan bahisle kabul edilmesi gerektiğine ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yöneliktir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
… 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/178 E. 2016/227 K. Sayılı kararı ve kesinleşme şerhi celp edilerek yapılan incelemede, sanık … Feshi Kılıç’ın suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, insan ticareti yapma ve fuhuşa teşvik suçlarından ayrı ayrı beraatine karar verildiği ve kararın 20.07.2016 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği, tazminat davasının ise açılış tarihinin 24.08.2017 tarihi olduğundan bahisle davanın 5271 Sayılı Kanunun 142 inci maddesinde düzenlenen süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/178 Esas – 2016/227 sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının insan ticareti suçundan 24.11.2012-22.05.2013 tarihleri arasında 179 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, insan ticareti, fuhuşa teşvik ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçlarından yapılan yargılama sonunda davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 20.07.2016 tarihinde kesinleştiği, davanın gözaltına alınma ve tutuklanma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanuna tabii olduğu anlaşılmıştır.
5271 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinin birinci fıkrasındaki “Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir.” şeklindeki düzenlemeye göre davacının 20.07.2016 tarihinde kesinleşen hükme yönelik tazminat talebini içerir davanın 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 24.08.2017 tarihinde açtığından ve dava açma süresinin kanunda ön görüldüğü üzere kararın kesinleşmesinden itibaren başlayacağından, davanın süre yönünden reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, davanın tümüyle reddedilmesi karşısında vekille temsil olunan davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 29.01.2019 tarihli ve 2019/173 Esas, 2019/163 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.