YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6519
KARAR NO : 2006/8398
KARAR TARİHİ : 28.12.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 132 ada 174 parsel sayılı 500 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle davalılar … … ve arkadaşları adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine temsilcisi, yasal süresi içinde tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve 132 ada 174, 175 ve 110 parsellerin tespit gibi davalılar adına tesciline, 132 ada 176 parselin tespit gibi mer’a olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece tespite esas olan ve davalıların dayanağını oluşturan tapu kaydının davaya konu parsele uyduğu, Hazinenin dayandığı, kamulaştırma haritası ve tapu kaydının parseli kapsamadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş isede; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30/1. maddesinde “Kadastro tutanaklarında beyanlarına başvurulan kişiler bu beyanlarına gerekçe gösterilerek itiraz edilmedikçe yeniden dinlenmezler. Ancak hakim, kadastro tutanağındaki beyanla, duruşma sırasında topladığı deliller arasında çelişki görürse, bunu gidermek için tutanakta beyanlarına başvurulan kimseleri tanık sıfatıyle yeniden dinleyebilir.” hükmü yer almış bulunmaktadır. Bu hükme göre tespit bilirkişileri şartları oluştuğunda ancak tanık sıfatıyla dinlenebilirler. Bu kişilerin yerel bilirkişi olarak dinlenmesi mümkün değildir. Mahkemece tespit bilirkişisi … …’ın 11.11.2005 tarihli keşifte yerel bilirkişi olarak dinlenip, bu beyana dayanılarak hüküm kurulması yasaya aykırıdır. Ayrıca davalılar 4753 sayılı Kanun’a göre oluşan tapu kaydına, davacı Hazine ise kamulaştırma haritasına ve davalılarında taraf olduğu tescil ilamıyla oluşan tapu kaydına dayanmışlardır. Mahkemece taşınmazla ilgili belirtmelik tutanak ve haritası, kamulaştırma evrakları getirtilmemiş, getirtilen kayıtlarda mahalline yeterli şekilde uygulanmadan karar verilmiştir. Eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için tarafların dayandığı tapu kaydı, tescil ilamı ve haritaları, belirtmelik tutanak ve ekleri, kamulaştırma kararı ve haritası, komşu parsel tutanak ve dayanakları getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel ve teknik bilirkişiler huzuru ile keşif icra olunmalıdır. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında yerel bilirkişiler yardımı ve teknik bilirkişi aracılığı ile dayanılan tapu kayıtları, haritaları, kamulaştırma kararı ve haritası, Hazinenin dayandığı tescil ilamı ve eki olan kroki, belirtmelik tutanak ve haritaları uygulanıp kapsamları belirlenmeli, Hazinenin dayandığı kamulaştırma işlemi, tescil ilamı ve tapu kaydı bu taşınmaza ait değilse nereye ait olabileceği hususu üzerinde durulmalı, teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, dava 132 ada 174 nolu parsele ilişkin olduğu halde; dava dışı 132 ada 110, 175 ve 176 sayılı parseller hakkında hüküm kurulmasıda usul ve yasaya aykırı, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA 28.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.