Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/6188 E. 2023/406 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6188
KARAR NO : 2023/406
KARAR TARİHİ : 24.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sandıklı Cumhuriyet Başsavcılığının 14.03.2014 tarihli ve 2014/401 Soruşturma, 2014/165 Esas, 2014/93 numaralı iddianamesiyle sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. Sandıklı Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2015 tarihli ve 2014/369 Esas, 2015/156 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un sırasıyla 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 300 gün karşılığı 6.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizi sanığın kamu görevlisi olup olmadığı araştırılmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğuna, duruşmada dinlenen tanığın suçtan zarar gördüğü belirtilen kurumda görevli olmasından dolayı dinlenmesinin 5271 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olduğuna, krediyi aldığı belirtilen şahsın borcun büyük kısmını ödemesi ve kalan kısmını da taksitlendirmesinden dolayı kamu zararının oluşmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2. Dosya kapsamına göre son suç tarihinin 11.08.2008 olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sandıklı Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2015 tarihli ve 2014/369 Esas, 2015/156 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oybirliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2023 tarihinde karar verildi.