YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/20681
KARAR NO : 2009/10224
KARAR TARİHİ : 30.06.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ile Fer’i müdühil vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1.Dosyadaki yazılara,toplanan delillere,hükmün dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların tüm,davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacıların yakınlarının iş kazası sonucu ölümü nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesine ilişkindir.
Zararlandırıcı sigorta olayı sonucu ölen sigortalının olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, davalı işverenin dava dışı 3. kişilerle birlikte ile %100 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Tarafların hal ve mevkiine, kusur oranlarına, olayın oluşuna, ve olay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiz ile birlikte hükmedilen tazminat miktarına göre; olayda, Borçlar Kanununun 43. maddesinin öngördüğü koşulların oluşmadığı gözetilmeksizin anılan maddeye dayanılarak maddi tazminattan hakkaniyet indirimi yapılması isabetsizdir.
Öte yandan Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı , olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler ve somut olayda davacıların murisinin kusuru olmadığı gözetildiğinde davacıların her biri yararına 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 10.000,00’er TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçe ile hüküm fıkrasının tümü ile silinerek yerine;
“1.Davacı eş için 38.591.00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın 22.12.2004 olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2. Eş için kabul olunan maddi tazminat miktarı üzerinden 4.139,00 TL manevi tazminat için 2.300,00TL nisbi avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3. Davacılar…, …, …’un maddi zararları kurumca bağlanan peşin sermaye değerli gelirlerle karşılandığından bu davacıların maddi tazminat taleplerinin reddine, maddi tazminat talebi davacılara SGK.’ca bağlanan gelirin peşin sermaye değerindeki artıştan kaynaklandığından davacıların bu durumu dava açarken öngörmesi mümkün olmadığından reddedilen maddi tazminat nedeniyle davalı yararına avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
4.Davacılar…, …, … ve …’un her biri için ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 22.12.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan ayrı ayrı alınarak bu davacılara verilmesine,
5.Hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları üzerinden davacılar…, …, … ve …’un her biri yararına AAÜT uyarınca hesaplanan 2400,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan ayrı ayrı alınarak bu davalılara verilmesine,
6.Hükmedilen miktar üzerinden alınması gereken 7.473.11 TL nisbi harçtan peşin alınan 1.881,80TL harcın mahsubu ile kalan 5.591.31 TL nisbi harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 1.881.80 TL. nispi harç, 25.20 TL. başvuru harcı olmak üzere toplam 1.907.00 TL. harç giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
7. Davacılar tarafından sarf olunan 360,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, temyiz edenlerce 60.00 TL temyiz başvuru harcı yatırılmış olduğu anlaşılmakla , aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 30.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.