Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/3945 E. 2007/3295 K. 27.09.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3945
KARAR NO : 2007/3295
KARAR TARİHİ : 27.09.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 254 ada 30 parsel sayılı 5484,53 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altındaki “ham toprak” nitelikli yerlerden olması nedeniyle davalı Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içerisinde satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli parselin 13.12.2006 tarihli bilirkişi raporunda “A” harfi ve sarıya boyalı olarak gösterilen kısmının davacı … adına; bakiye “B” harfi ile gösterilen kısım ile 3569.78 metrekarelik kısımların tespit gibi Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz istemi davacının davasının kabulüne karar verildiği 254 ada 30 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi krokisinde “A” harfi ile gösterilen bölümüne yöneliktir. Çekişmeli taşınmazın kadastro tutanağı 6.8.2003 tarihinde düzenlenmiş, 31.03.2006-01.05.2006 tarihleri arasında askı ilanına çıkarılmış ve davacı tarafından 05.04.2006 tarihli dilekçe ile askı ilan süresi içinde dava açılmıştır. Bilgisine başvurulan bilirkişi ve tanık beyanları ile davacı tarafından dosyaya sunulan satış sözleşmesine esas belgeye göre, davacının çekişmeli taşınmazı 2005 yılı Mart veya Nisan aylarında önceki malik …’ten satın aldığı anlaşılmaktadır. Davacı ve…’in keşif beyanları da bu hususu doğrulamaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 25/son maddesine göre, kadastro tutanağının düzenlendiği günden sonra doğan haklara dair istekler Kadastro Mahkemelerinin görevi dışındadır. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi zorunludur. Bu nedenlerle, mahkemece uyuşmazlığı çözme görevinin genel mahkemelere ait olduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet bulunmamaktadır. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.09.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.