Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/432 E. 2007/460 K. 01.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/432
KARAR NO : 2007/460
KARAR TARİHİ : 01.03.2007

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonucunda sanığın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 5358 sayılı Kanun’la değişik 337.maddesi uyarınca 10 gün disiplin hapsi ile cezalandırılmasına dair, … 14.İcra Mahkemesinin 15.06.2006 tarihli ve 2006/255-657 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin … 6.Ağır Ceza Mahkemesinin 20.7.2006 tarihli ve 2006/449 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre örnek 163 nolu ödeme emrinin 4.3.2006 tarihinde tebliğini müteakip, süresi içerisinde 9.3.2006 tarihinde borçlu vekilince borca itiraz edildiği anlaşılmakla, mal beyanında bulunma yükümlülüğü ortadan kalkmış olacağından suçun oluşmayacağı ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu,, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 13.12.2006 gün ve 59327 sayılı Yazılı Emirlerine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 30.1.2007 gün ve KYB.2006/323474 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına ve 2006/3113 sayılı icra takip dosyasına göre; borçlu sanık … hakkında yapılan icra takibine uygun olarak çıkarılan ödeme emrinin 4.3.2006 tarihinde tebliği üzerine borçlu tarafından süresi içerisinde 9.3.2006 gününde borca itiraz edildiği anlaşılmaktadır.
İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliğinin “İlamsız Takiplerde Ödeme Emri” başlıklı 29.maddesinin “e” bendinde, “senet veya borca itirazını bildirmediği takdirde, “b” bendindeki süre içinde İcra ve İflas Kanunu’nun 74.maddesine göre mal beyanında bulunması, bulunmazsa hapisle tazyik olunacağı, hiç mal beyanında bulunmaz veya gerçeğe aykırı beyanda bulunursa ayrıca hapisle cezalandırılacağı” ihtarının yazılacağı, İcra ve İflas Kanunu’nun 75.maddesinin 1.fıkrasına göre de “itirazın iptaline veya kat’i veya muvakkat surette kaldırılmasına karar verilen borçlu bu kararın kendisine tebliğinden itabaren üç gün içinde yukarıdaki maddede gösterildiği üzere beyanda bulunmaya mecburdur.” Aynı maddenin 2.fıkrasında ise, “iptal veya kaldırma kararı boçlunun vicahında verilmiş ise bu müddet, kararın tefhiminden başlar.” hükümlerini içermektedir. Bu duruma göre, borçlu
tarafından 9.3.2006 tarihinde borca itiraz edilmesi karşısında mal beyanında bulunma yükümlülüğünün olmadığı, dolayısıyla isnat edilen suçun unsurlarının oluşmadığı, ancak İcra ve İflas Kanunu’nun 75.maddesi uyarınca itirazın iptaline veya kesin yada geçici surette kaldırılmasına ilişkin kararın kendisine tebliğinden (karar borçlunun vicahında verilmiş ise tefhimden) itibaren üç gün içinde mal beyanında bulunma zorunluluğunun bulunduğu, bu çerçevede borçlu sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınıın kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle … 6.Ağır Ceza Mahkemesinin 20.7.2006 tarih ve 2006/449 müteferrik sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi gereğince kararın BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/4-d maddesi uyarınca yeniden yargılama yapılması gerektiğinden;
Borçlu sanık …’ın mal beyanında bulunmamak eyleminden dolayı BERAATİNE, hükmolunan cezanın çektirilmemesine, 1.3.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.