Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/3504 E. 2007/3611 K. 04.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3504
KARAR NO : 2007/3611
KARAR TARİHİ : 04.10.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 407 ada 12 parsel sayılı 91.25 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşlık, kayalık yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine çekişmeli taşınmazın tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olduğu ve tespit gününe kadar davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki çekişme, dava konusu taşınmaz üzerindeki imar-ihyanın tamamlanıp tamamlanmadığı, dava konusu taşınmazın tarım arazisi niteliğini kazanıp kazanmadığı ile tarım arazisi niteliğini kazanmışsa davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17.maddelerinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarındadır. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, çekişmeli taşınmaza komşu 329 ada 1, 2, 3, 4,6 parsel tutanaklarının kesinleşip kesinleşmediği anlaşılamamaktadır. Uzman jeolog ve ziraatçı bilirkişiler tarafından dosyaya sunulan raporlarda çekişmeli taşınmaz üzerindeki imar-ihyanın tamamlandığı ve çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olduğu bildirilmiş ise de, uzman bilirkişi raporları hüküm için yeterli olmadığı gibi, mütalaaları da raporlarının eki fotoğraflarda görülen taşınmazın niteliği ile çelişmektedir. Dosyadaki tasdiksiz fotoğraflar eğimi ve taşlık kayalık özellikleri itibariyle taşınmazın imar ihya ile iktisaba elverişli olmadığı intibaını uyandırmaktadır. Eksik ve yetersiz araştırma, inceleme ve uygulama ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, üç kişiden oluşacak ziraatçı bilirkişi kurulu da hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Mahallinde yapılacak keşifte ziraatçı bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olup olmadığı, çekişmeli taşınmaz üzerindeki imar-ihyanın tamamlanarak taşınmazın tarım arazisine dönüşüp dönüşmediği hususlarında komşu parsellerle mukayeseli incelemeyi içerir ayrıntılı ve hüküm için yeterli rapor alınmalıdır. Ayrıca; keşifte hazır olacak bilirkişi ve tanıklardan, çekişmeli taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresi hususlarında olaylara dayalı bilgi alınmalı, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler usulen giderilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, tespite aykırı bir sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenerek çelişkiler giderilmeli, keşfi yapan hakim ve keşfe katılan fenni bilirkişi tarafından, fotoğrafların taşınmaza aidiyetinin saptanabilmesi ve denetlenebilmesi için gerekli önlemler alınmalı, fotoğraflar ile taşınmaz bölümleri arasında irtibat sağlayacak şekilde fenni bilirkişiden açıklamalı rapor istenilmeli, uzman ziraatçı bilirkişi kurulundan alınacak rapor ile fen bilirkişinin krokisi arasında da gerekli bağlantının kurulmasına özen gösterilmeli, böylece taşınmazın öncesi, niteliği, zilyetlik şekli ve süresi hiçbir tereddüte yer bırakmayacak şekilde araştırılıp incelendikten sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 4.10.2007 gününde oy birliği ile karar verildi.