YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2228
KARAR NO : 2007/2221
KARAR TARİHİ : 11.06.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamlarında özetle: “Taksim hususundaki savunmasını kanıtlamakla yükümlü bulunan davalıdan bu husustaki delillerinin sorulması, taraflara tanık gösterme imkanının tanınması, yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ile taraf tanıklarının eşliğinde yeniden keşif yapılması, …’in ölümünden sonra tüm mirasçılarının katılımı ile yapılmış bir taksim olup olmadığı, taksime katılmayan mirasçının kendisini ne şekilde temsil ettirdiği, taksimin hangi tarihte yapıldığı, her mirasçıya hangi mevkiden taşınmaz verildiği, …’in ölümünden sonra mirasçısı …’in zilyet olması halinde, zilyetliğinin hangi tarihte başladığı, … ve ölümü ile mirasçıların ve onlardan satın alan …’in zilyetliklerine davacı ve kız kardeşlerinin sessiz kalıp çekişme yaratmamalarının ve bu durumun yörede neyin sonucu olduğunun olaylara dayalı olarak sorulup saptanması, beyanlar arasında çelişki doğduğunda giderilmeye çalışılması, her bir mirasçıya taksimen verilen yerlerin parsel numaraları bildirildiğinde tutanaklarının getirtilip incelenerek bu yoldaki bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğunun denetlenmesi ve keza … mirasçıları adına tespit edilen taşınmazlarla ilgili tutanaklarının getirilip, edinme ve tespit nedenleri üzerinde durulması, gerektiğinde komşu parsel malik yada zilyetlerinin tanık sıfatı ile bilgisine başvurulması, çekişmesiz olarak sürdürülen uzun süreli zilyetliğin taksimin karinesi olacağının göz önünde tutulması, fen bilirkişisine krokili rapor düzenlettirilmesi, davacı …’ın aynı iddialara dayalı olarak 125 ada 8 ve 128 ada 9 parsel ile ilgili açtığı davada biri hakkında verilecek kararın diğerinin de esasını etkileyeceğinden, gerek bu nedenle ve gerekse birbirleri ile çelişik kararlara yer verilmemesi nedeni ile, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 45.maddesi uyarınca davaların birleştirilerek görülmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamlarına uyularak ve 128 ada 9 ile 125 ada 8 parsel hakkındaki dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın reddine; çekişme konusu 128 ada 9 parselin davalı … adına tesciline karar verilmiş, hüküm; davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların muris …’e ait olduğu, murisin ölümünden sonra oğlu …’in kullanmaya başladığı, diğer mirasçıların ses çıkarmadığı, itiraz etmediği, bu kadar süre kullanımın yöre halkı tarafından taksim yapıldığı yönünde değerlendirildiği, böylece muris … terekesinin taksim edildiği ve çekişmeli taşınmazları davalılara satış yapan mirasçıların murisi …’e kaldığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Taşınmazların 1939 yılında ölen muris …’e ait olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık murisin ölümünden sonra terekesinin tüm mirasçılarının katılımı ile usulüne uygun olarak taksim edilip edilmediği, taksim ile davalılara satış yapan tarafa düşüp düşmediği hususundadır. Mahkemece yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve tanık beyanlarından taşınmazların muris … …’a ait iken ölümü ile mirasçılarına intikal ettiği, mirasçılardan davacı … ile …’in tüm terekeyi birlikte kullandıkları, 1965 yılında … ile …’ın kendi aralarında mirası taksim ettikleri, diğer mirasçıların taksime katılmadıkları, bu şekilde yapılan taksimde taşınmazların …’e düştüğü, …’in ölümünden sonra mirasçıları tarafından davalılara satıldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı …‘a taksimde 124 ada 5 ve 125 ada 9 parselin kaldığı beyan edilmiş ise de, dosyaya getirtilen tespit tutanakları ve tapu kayıtlarından söz edilen 125 ada 9 parsel mahkemece verilen hüküm ile tüm … mirasçıları adına tespit edilip kesinleştiği, yine 124 ada 5 parselin de tüm … mirasçıları adına tespit edilip, tespite itiraz edilmediğinden kesinleşerek tescil edildiği, ayrıca aynı köyde bulunan 132 ada 38, 112 ada 3 ve 5 parsellerin de tüm … mirasçıları adına tespit ve tescil edildiği, bu parsellerin dışında davacı ve diğer mirasçılar adına muris …’ten intikal edipte tespit edilen taşınmazların bulunmadığı anlaşılmaktadır. Böylece … terekesinin tüm mirasçılarının katılımı ile usulüne uygun şekilde taksim edilmediği, her bir mirasçıya taksimen verilen ve tespit edilen taşınmazların bulunmadığı gibi muris …’e ait taşınmazların tüm mirasçıları adına tespit edilip kesinleştiği, mirasçılardan birinin iştirak halinde mülkiyette üçüncü şahsa yaptığı satışın geçerli bulunmadığı ve satış tarihinden tespit tarihine kadar 20 yıllık zilyetlik ile iktisap sağlayan sürenin de gerçekleşmediği anlaşılmakla; davanın kabulü ile taşınmazların tüm … mirasçıları adına miras payları oranında tesciline karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi isabetsiz bulunduğu gibi mahkemece bozma ilamına uyularak 125 ada 8 parsel ile ilgili dava dosyası 128 ada 9 parsel ile ilgili dava ile birleştirildiği halde sadece 128 ada 9 parsel hakkında hüküm kurularak, 125 ada 8 parsel hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi ve sicil oluşturulmaması da usul ve kanuna aykırı olup davacı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.6.2007 gününde oy birliği ile karar verildi.