YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2955
KARAR NO : 2009/3587
KARAR TARİHİ : 25.05.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 123 ada 50, 51; 237 ada 40, 43; 236 ada 40 parsel sayılı 15515.57, 1626.84, 11075.17, 1584.18, 38009.09 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, beyanlar hanesinde …’ın kullanımında olduğu ve korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı ile Kocatepe tarihi sit alanı olduğu şerhi verilerek Kocatepe tarihi sit alanı içinde kaldığından zilyetlikle iktisabının mümkün olmaması nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın 3402 sayılı Yasa’nın 36.maddesi gereğince reddine ve çekişme konusu 123 ada 50, 51; 237 ada 40, 43 ve 236 ada 40 sayılı parsellerin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak 3402 sayılı Yasa’nın 31/son maddesine göre avukat veya dava vekili ile takip olunan davalarda vekalet ücreti davanın önemi, vekilin sarf ettiği emek, tarafların davada iyi niyetle hareket edip etmediği, hak ve eşitlik kuralları göz önünde tutularak maktuen tayin ve takdir olunur. Şu kadar ki takdir olunacak vekalet ücretinin miktarı, keşif yapılmış ise keşifte belirlenen değere göre avukatlık ücret tarifesinin tayın ettiği nispi ücret sınırları üstünde olamaz. Keşif yapılmayan durumlarda davanın önemi ile aynı kanunun 36/2.maddesi uyarınca ilgili parsellere ait son beyan dönemi emlak vergisi değeri gözönünde bulundurulmalıdır. Hal böyle olunca Kadastro Kanunu’nun 31.maddesinde belirtilen hüküm gözönünde bulundurularak ve keşif yapılmadığı, tüm delillerin toplanmadığı ve davalı Hazine aleyhine aynı tip birden fazla davanın açıldığı gibi hususlar da değerlendirilerek davada haklı çıkan davalı Hazine yararına vekalet ücretinin maktuen takdir edilmesi gerekirken nispi hesap edilen ve fahiş sayılabilecek 3.210.04 YTL vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesi isabetsiz temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün vekalet ücreti yönünden BOZULMASINA, 25.05.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.