YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1135
KARAR NO : 2006/1302
KARAR TARİHİ : 27.02.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 102 ada 2, 3, 4, 6, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19 ve 103 ada 1, 3, 4, 5, 6 parsel sayılı ve muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ayrı ayrı davalı şahıslar adına tespit edilmiş, tespite itiraz edilmediğinden kesinleştirilerek davalılar adına tescil edilmiştir. Davacı Hazine, tapu kaydı ve davalılar lehine zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleşmediği davalıların ecrimisil ödediği, bir kısım davalılar hakkında men kararı verildiği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazların tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya yasalar gereğince Devlete intikal eden yerlerden olmadığı ve zilyetlikle mülk edinme şartlarının davalılar adına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. çekişmeli taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar adına tesbit edilmiş, Hazine, tapu kaydına, taşınmazın yasalar gereğince Devlete intikal eden yerlerden olup zilyetlikle iktisabının mümkün bulunmadığına, yasalar gereğince Devlete intikal eden yerlerden olmasa dahi kadastro tesbitinden önce davalılar yararına mülk edinme şartlarının gerçekleşmediği nedenine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davacı Hazine’nin dayanağını oluşturan Ağustos 941 tarih 259 ve 260 numaralı tapu kayıtları celbedildiği halde mahalline yeterli şekilde uygulanıp kapsamları belirlenmemiş, yerel bilirkişiler tarafından zeminde gösterilemeyen hudutların tesbiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmamış, Kaymakamlığın, 1.6.1988 tarih 38/25 sayılı men kararı uygulanıp kapsamı belirlenmemiş, davacı tarafından dosyaya koydurulan ve bir kısım davalılarla ilgili olduğu belirtilen ecrimisil ödemesiyle ilgili belgeler uygulanıp bu belgelerin davaya konu taşınmazlarla ve davalılarla ilgili olup olmadığı saptanmamış, taşınmazların mütegayyip eşhasa ait iken yasalar gereğince Devlete intikal edip etmediği, kadastro tesbitinden önceki davalıların taşınmazlar üzerindeki zilyetliğinin aralıksız, çekişmesiz ve malik sıfatıyla sürdürülüp sürdürülmediği ve bu tasarrufun 20 yıla ulaşıp ulaşmadığı saptanmamış, taşınmazlar konumları itibariyle orman’a bitişik olduğu halde öncesinin orman olup olmadığı konusu araştırılıp tartışılmadan hüküm kurulmuştur. Bu tür eksik ve
…/.
SH:2
2006/1135-1302
yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle taşınmazların bulunduğu bölgede orman kadastrosunun yapılıp yapılmadığı merciinden sorulup tesbit edilmeli, yapılıp kesinleşmiş bir orman kadastrosunun varlığı halinde orman tahdit harita ve mazbataları, kesinleşmiş orman kadastrosunun bulunmaması durumunda ise bölgeyle ilgili hava fotoğrafları, amenajman planları, 1/25.000 ölçekli memleket haritası getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, uzman bilirkişiler huzuruyla keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında davacı Hazine’nin dayanağını oluşturan Ağustos 941 tarih 259 ve 260 numaralı tapu kayıtlarıyla, Kaymakamlığın idare men kararı, ecrimisil ödenmesine ilişkin belgeler ayrı ayrı okunup bu kayıtlarda yazılı hudutlar zeminde yerel bilirkişilere göstertilmeli, bilirkişiler tarafından gösterilemeyen hudutların tesbiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutlar haritasında işaret ettirilmeli, yerel bilirkişiler yardımı ve uzman orman mühendisleri aracılığıyla ormanla ilgili belgeler mahalline uygulanıp uzman orman mühendisi veya mühendisler kurulundan taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı hususunda ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, tapu kaydındaki hudutların belirlenmesinde 1/25.000 ölçekli memleket haritasından yararlanılmalı, dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, yasalar gereğince Devlete intikal eden yerlerden olup olmadığı, öncesinin orman niteliği taşıyıp taşımadığı, taşınmazlar üzerindeki davalılar zilyetliğinin hangi tarihte başladığı, ne şekilde sürdürüldüğü, bu zilyetliğin asli nitelikte olup olmadığı, asli nitelikte ise tesbitten geriye doğru 20 yılı aşkın süreye ulaşıp ulaşmadığı, davalıların ya da taşınmazların önceki maliklerinin bu yerler için Hazineye ecrimisil ödeyip ödemedikleri ayrı ayrı sorulup maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 27.2.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.
…