YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5137
KARAR NO : 2007/4903
KARAR TARİHİ : 04.12.2007
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 147 ada 3 parsel sayılı 9802.32 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle ham toprak vasfı ile davalı Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içerisinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli parselin adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli parselin fen teknik bilirkişi rapor ve krokisinde kırmızı ile taralı 6000 metrekarelik kısmının davacı … adına aynı adanın son parsel numarası verilerek tapuya kayıt ve tesciline, bakiye bölümün tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın teknik bilirkişi rapor ve krokisinde kırmızı ile taralı 6000 metrekarelik kısmının tarım arazisi niteliğinde olduğu, davacının 20 yılı aşkın zamandan beri kullandığı, imar ve ihya ettiği kabul edilerek söz konusu bölümün davacı adına tesciline karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu belirtilmek suretiyle ve ham toprak vasfı ile Hazine adına tespit edilmiş, davacı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın adına tescili için dava açmıştır. Mahkemece yapılan keşifte dinlenen ve aynı köyden seçilen mahalli bilirkişiler taşınmazın kuzeyinde mera bulunduğunu beyan etmişlerdir. Çekişmeli parselin kuzeyindeki mera parselinin tutanak ve dayanakları celp edilerek yapılan keşifte uygulanmamış ve ayrıca uzman ziraatçi bilirkişiden görüş alınmamıştır. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmazın kuzeyindeki mera olduğu söylenen parsel ile çekişmeli parseli dıştan çevreleyen tüm komşu taşınmazların onaylı tutanak suretiyle, dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunamayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları huzuruyla keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında getirtilen komşu parsel tutanak ve dayanakları uygulanarak taşınmaz yönünü ne olarak hudut gösterdiği tespit edilmeli, yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın dava edilen bölümlerinin geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı, kullanmanın ekonomik amacına uygun olup olmadığı, taşınmazın öncesinin mera, yaylak, kışlak ve harman yeri gibi kamu orta malı niteliğini taşıyan yerlerden bulunup bulunmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, yargılama sırasında toplanan delillerin tutanağın edinme sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin zemine uygunluğu komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, uzman ziraatçı bilirkişiden arazinin niteliğini belirtir rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 04.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.