YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3560
KARAR NO : 2007/3927
KARAR TARİHİ : 24.10.2007
MAHKEMESİ : Gölbaşı(Ankara) İcra Mahkemesi
Nafaka borcunu ödememek suçundan sanık …’ın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 344/1.maddesi gereğince 10 gün disiplin hapsi ile cezalandırılmasına dair, Ankara/Gölbaşı İcra Mahkemesinin 18.12.2006 tarihli ve 2006/199-235 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, nafaka borcunu ödememek suçunun cezasının 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 5358 sayılı Kanun’un 15.maddesiyle değişik 344/1.maddesinde 3 aya kadar hapsen tazyik olarak düzenlendiği gözetilmeden yazılı şekilde 10 gün disiplin hapsi ile cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 Sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 04.06.2007 gün ve 292260 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 01.08.2007 gün ve K.Y.B:2007/136562 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Her ne kadar tebliğname ile sanık hakkında mahkemece 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılması gerekirken, 10 gün disiplin hapsi ile cezalandırılmasına karar verilmesinin isabetsizliği nedeniyle bozma talebinde bulunulmuş ise de, benzer konuda Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 24.10.1988 tarih, 8/310-390 sayılı kararında da belirtildiği üzere işin başlangıcına ve esasına gidilip eylemin suç olup olmadığı belirlenmeden sonuç kararda kanuna muhalefet hallerini araştırıp tartışmak temelsiz ve anlamsız bir çalışmadır. Bu itibarla kanuna muhalefet nedenleri olarak açıkça ifade olunmasa dahi eylemin suç oluşturup oluşturmadığını araştırmak gerekli ve zorunludur”. şeklindeki değerlendirmeden de anlaşılacağı üzere, öncelikle eylemin suç oluşturup oluşturmadığının incelenmesi gerekir.
Tebligat Yasası’nın 21.ve özellikle Tebligat Tüzüğün 28. maddesi uyarınca muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan her biri gösterilen adreste bulunmaz iseler tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek, beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Gösterilen şekil geçerlilik koşuludur. (YHGK.nun 29.12.1993 tarihli 1993/18-778-876 sayılı kararı) Olayımızda muhatabın ne sebeple adreste bulunmadığı belirtilmemiş, geri ne zaman döneceği hususları araştırılmamış, kendisine haber bırakıldığı
belirtilen komşusunun imzası alınmadığı gibi imzadan imtina ettiği de yazılmamıştır. Bu hali ile tebligat geçersizdir. Dolayısıyla sanığa usulüne uygun tebliğ edilmiş ödeme emrinden söz edilemeyeceğinden, isnat edilen suç da oluşmamıştır. Bu nedenle sanığın beraati yerine yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname değişik gerekçe ile yerinde görülmekle Ankara/Gölbaşı İcra Mahkemesinin 2006/199-235 sayılı kararının BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMY’nın 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Borçlu sanık …’ın nafaka borcunu ödememek eyleminden dolayı ceza tertibine yer olmadığına, hakkındaki cezanın çektirilmemesine, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.