YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3256
KARAR NO : 2008/7594
KARAR TARİHİ : 25.11.2008
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında, asıl davada kooperatife üye olunmadığının tespiti ve ödenen aidatın iadesine ilişkin başlatılan icra takibine itirazın iptali ile birleşen karşı davada aidat borcunun tahsiline yönelik icra takibine itirazın iptali istemlerine ilişkin davalar sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı ve birleşen karşı davanın davalı vekili, müvekkilinin, kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini, ödenen aidatın iadesine yönelik olarak başlattıkları icra takibinin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, müvekkilinin 05.08.2002 tarihinden itibaren üye olmadığının tespitini, davalı kooperatifin haksız itirazının iptalini ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş; birleşen karşı davaya cevabında ise karşı davanın reddini istemiştir. Davalı ve birleşen davanın davacısı kooperatif vekili, asıl davanın reddini istemiş, birleşen davada ise, davacı-karşı davalının ödemediği aidat borçlarının tahsili için başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazının iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Yerel Mahkemenin; istifanın gerçekleştiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise reddine ilişkin kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince bozulmuş; Yargıtay bozma ilamında özetle, “Asıl davada davacının çıkma dileğini noter aracılığı ile kooperatife bildirmediği, buna göre asıl davanın davacısı ve birleşen davanın davalısı üyenin ortaklıktan çıkma işleminin gerçekleşmediği kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesinin gerektiği, kabul şekli bakımından da asıl ve birleşen davalardaki alacak miktarları genel kurullarda belirlendiğine göre, taraflar borcun miktarını bilmek durumunda olup alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin kabulü gerektiğine” değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalı karşı davacı kooperatifçe istifanın kabulüne dair bir karar alınmadığı, davacı karşı davalının çıkma iradesini noter aracılığı ile kooperatife bildirmediği, kooperatif üyeliğinin devam ettiği gerekçesi ile asıl davanın reddine, bilirkişi raporu doğrultusunda davacı karşı davalı üyenin kooperatife aidat borcunun bulunduğu sabit olduğu gerekçesi ile birleşen davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davacı birleşen karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 14.00.YTL. onama ilam harcının temyiz eden taraftan alınmasına,
25.11.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.