YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3246
KARAR NO : 2008/7592
KARAR TARİHİ : 25.11.2008
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında, kooperatif üyeliğine dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin başkanlığını yaptığı süre içinde proje ve mesleki kontrollük hizmetleri sözleşmesi gereği TUS ücreti ile kooperatif üyeliğinden ayrılması nedeniyle ödediği aidattan doğan alacaklarının bulunduğunu ve tahsili için başlattığı icra takibine davalı kooperatifce itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının hem projeyi çizen, hem uygulayan hem de denetleyen olmasının kanuna uygun olmadığını, kooperatifi zarara uğratmak için sonradan belge düzenlendiğini, birikmiş aidat alacakları konusunda ise genel kurulca alınmış iki yıllık erteleme kararı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemenin, aidat iadesi için iki yıl erteleme kararı alındığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesince bozulmuştur. Yargıtay bozma ilamında özetle; ”Davacının hizmetleri nedeniyle talep ettiği ücret alacağının hizmet sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu, bu alacağa 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 17. maddesi ile ana sözleşmenin 15. maddesinin uygulanamayacağı, bu alacak yönünden işin esasına girilmesi gerektiği; kooperatif üyeliğinden ayrılma nedeniyle aidat ödemelerinin iadesi bakımından ise, davacının 24.04.2000 tarihinde ortaklıktan ayrıldığı, davacının ortaklıktan çıktığı tarihten önce 22.04.2000 tarihli genel kurulda alınan ertelemeye ilişkin kararın davacıya tatbikinin mümkün olmadığı, davacının bu talebi yönünden de mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığı” belirtilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, TUS hizmeti ücreti alacağının takip tarihi itibarıyla muaccel olduğu, aidat iadesine ilişkin istem bakımından ise takip tarihi 02.04.2001 itibarıyla alacağın muaccel olmadığı gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulü ile 1.762,50-YTL’nin takip tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline, diğer istemlerin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, dava kooperatif üyeliğinden ayrılan davacı tarafından kooperatife ödenen aidat ve hizmet alacağının tahsili istemine ilişkin olup, davacı vekilince müvekkilinin üyelikten ayrıldıktan sonra dava dışı bir kişinin davacının yerine kooperatife üye olarak kaydedildiği savunulmuş ise de; bu hususta mahkemece hiçbir araştırma ve değerlendirme yapılmamıştır. Davalı
kooperatifin ana sözleşmesinin 15/1. fıkrasında “devir dışında bir nedenle ortaklığı sona erenlerin sermaye ve diğer alacakları, o yılın bilânçosuna göre hesaplanarak bilânço tarihinden itibaren bir ay içinde geri verilir.” hükmü bulunmakta ise de; aynı maddenin 2. fıkrasında “ortaklığı sona erenlerin yerine yeni ortak alınması halinde, eski ortağın 21 nci madde uyarınca ödediği gider taksitleri derhal geri verilir.” hükmü yer almaktadır. Mahkemece, iadesi istenilen aidat alacağı bakımından, bu husus araştırılarak anılan hüküm uyarınca davacı alacağının talep tarihi itibarıyla muaccel olup olmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 25.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.