Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/5723 E. 2023/191 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5723
KARAR NO : 2023/191
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerininin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2020 tarihli ve 2020/268 Esas, 2020/386 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 11.02.2021 tarihli ve 2021/220 Esas, 2021/373 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanığın madde sattığına dair edinilen bilgiler üzerine, sanığın kullandığı tespit edilen hatlara yönelik suç tarihleri öncesinde iletişimin dinlenmesi, tespiti, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi kararları alındığı, kararların icrası sırasında; 29.07.2020 tarihinde sanığın hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık… ile buluştuğunun kolluk görevlillerince görüldüğü ve kesintisiz fiziki takip sonrası durdurulan tanık ….’den net 0,32 gram metamfetaminin ele geçirildiği, akabinde 04.08.2020 tarihinde sanığın hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık Fatih’in aracına binip bir müddet sonra indiğinin kolluk görevlillerince görüldüğü ve kesintisiz fiziki takip sonrası durdurulan tanık Fatih’ten net 0,13 gram matemfetaminin ele geçirildiği, her iki eylemin de iletişim tespit tutanakları, fiziki takip ve olay tutanakları, tanıkların beyanları ve teşhisleri ile sabit olduğu, sanığın beyanlarının

suçtan kurtulmaya yönelik olduğu gerekçeleri ile sanığın farklı tarihlerde birden fazla kez uyuşturucu madde satışı yapması sebebi ile mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı; ancak sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitle tahsiline karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin” belirtilmemesi, uzmanlık raporlarında şahit numune bulunmamasına karşı müsadere kararı verilmesi ve tekerrüre esas alınan ilamın hatalı gösterilmesi nedenleriyle ilk derece mahkemesi hükmünün bu hususlar yönünden düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Bölge Adliye Mahkemesi Kararında, suç tarihinin “29.07.2020 ve 04.08.2020” yerine “10.07.2020 ” şeklinde yazılması, mahkemesince düzeltilmesi mümkün maddi yazım olarak kabul edilmiştir.

Sanığın farklı tarihlerde tanıklara uyuşturucu madde satışlarının iletişim tespit tutanakları, kesintisiz fiziki takip, tanıkların beyanları ve tanık Fatih’in teşhisiyle sabit olduğu, mahkemenin delillerin takdirinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Bölge Adliye Mahkemesi Kararında, suç tarihinin “29.07.2020 ve 04.08.2020” yerine “10.07.2020 ” şeklinde yazılması, mahkemesince düzeltilmesi mümkün maddi yazım olarak kabul edilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 11.02.2021 tarihli ve 2021/220 Esas, 2021/373 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklu kalınan süreye göre sanık hakkındaki tahliye talebinin reddine,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.01.2023 tarihinde karar verildi.