YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5644
KARAR NO : 2009/7394
KARAR TARİHİ : 05.11.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 117 ada 6 parsel sayılı 50519,40 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanarak davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde 117 ada 6 ve 117 ada 38 parsel sayılı taşınmazların Toprak Tevzi Komisyonunca babasına verildiğini ancak mahkeme kararı ile tapu kayıtları iptal edilen bu yerlerin halen zilyet ve tasarruflarında olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Keşif sırasında davacının 117 ada 38 parsel olarak belirttiği taşınmazın 117 ada 38 parsel olmayıp başka bir taşınmaz olduğu belirlenmiş, ancak taşınmazın hangi ada ve parsel olduğu tespit edilmemiştir. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan 117 ada 6 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükmün ONANMASINA,
2- Mahkemece, davacının dava dilekçesinde dava konusu olarak 117 ada 38 parsel sayılı taşınmazı bildirdiği ancak keşif sırasında dava konusu ettiği taşınmazın 117 ada 38 parsel sayılı taşınmaz olmadığı, dava konusu edilen taşınmazın da parsel numarasının tespit edilemediği kabul edilmek sureti ile davanın reddine karar verilmiş ise de, verilen karar dosya kapsamına ve usule uygun değildir. Davacı dava dilekçesinde dava konusu ettiği taşınmazı 117 ada 38 parsel olarak bildirmiş, husumeti Hazineye yöneltmiştir. Keşif sırasında davacının zeminde gösterdiği taşınmazın 117 ada 38 parsel sayılı taşınmaz olmadığı belirlenmiş, ancak teknik bilirkişi raporunda davacının asıl dava etmek istediği taşınmazın parsel numarası belirlenmediği gibi mahkemece de bu husus araştırılmamıştır. Davanın doğru hasma yöneltilmesi durumunda parsel numarasının eksik yada yanlış bildirilmesinin maddi hata olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Hal böyle olunca mahkemece davacı tarafından dava konusu edilen taşınmaz başında keşif yapılarak taşınmazın ada ve parsel numarası belirlenmeli, bundan sonra bu taşınmaza ait kadastro tutanak aslı dosya arasına getirtilmeli, tutanakta tespit malikinin Hazine olması durumunda davacının davayı açarken Hazineyi hasım gösterdiği gözetilmeli ve işin esasına girilerek toplanmış ve toplanacak delillere göre bir karar verilmeli, tespit maliki Hazine dışında üçüncü bir kişi ise dava açıldığı
tarihte bu kişiye karşı husumet yöneltilmediği ve davanın ancak tespit malikine karşı açılabileceği düşünülerek husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmelidir. Açıklanan nedenlerle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup davacının temyiz itirazları yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 05.11.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.